Forumumuzu Msn Nickleri için mi ziyaret ettiniz? Kısa yoldan buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. »
Baytar Bu dilden firar eden her söz, yaydan çikmis ok gibi Sözler bazen bir hazine bazen dermansiz bir dert tipi Geçmis dünden bahsetmek lezzetsiz Gelmemis yarindan hep mi sikayetçiyiz biz Aklimin ipinin ucuda kaçmis, timsah katreleri bosalsin Bir iki damla hiç degersiz Hüzün ve kaderin pençesinde bir dev nam-i-degersiz Gece-gündüz ömürden yontar dünya dönmez yarensiz Bugün ömrün yarim gün, serbest kalsin fikrim Senin tozlarini silemez tenimden ellerim Varlik ruhu terk eder gözün gözümden ayrilinca Bendeki ask altin misali agirliginca Sensiz benlik yokluk demek kalbim sana emekçi Ask denen illet çorak arazide tilki misal kurnaz bekçi Basim sarkit bir mahalsiz cümle yolumun önüne tas Dudaklarin kaderin hikayeden çakir keyif dertdas Gören der ki sel agzina bina yapmak aptal isi Yel eserse kirmaz disimi, kalp bir körse görmez bir seyi Saniyeler dakikalarla yapar alisverisi Saatler seni alir benden korkarim olamaz gelisi Hasret gözümün isiklarini söndüren alçak misafir Afitap sönük bir mum ayrilik hain bir zehir Melek yanimda yüzünü saklar felek yüzüme kas çatar Bir tek bu hüznü sen bogarsin ipek tenin derime batsin Rüzgar saçini süpürse mest olur bakislarim Adinla uyanir kulaklarim, yüzünle açar göz kapaklarim En güzel siirlerimle kaleme adini sayiklatirim Odamin hayaletisin sessizligine asigim Derdime çare baytarim yok Dengeme destek tut ki durayim Safak günesin fermani geçer aci tatli sayili zamanin sancisi Ama melek bir yandan, seytan bir yandan Basim zindan yokluk var bu kaçinci sikayetim bilmem Kafami duvara yasladim omuzlarin yanimda yok Ahbaplar maymun istah sahibi benim içim senle tok Yok ki gücüm belki devler ülkesinde bücürüm Sessizliginle gelir hüznüm yoklugunda gömülü ölüyüm Bu devranin binlerce sevgi müsterisinden biriyim Yalnizligima küfrederim sensiz halden müstekilim Ilelebette dönmez olsan bil ki yalniz nöbetteyim Hatalarima savas açtim her gün farkli kefendeyim Hayat günlük defter yapragi hazan gelir dökülür Gelirken ne getirilir ki giderken ne götürülür Dertle anlas deva bul üzüntü kalbi sömürürür Yüzüne baktigim her an cennetten bahçe görülür Gülüsle sen degil gönül bucaklarinda harabeler Bu hilekar tavirla geçer fena saatler Seni içeren masallarim anlatilacak kadar kisa degiller Ask ilinde bir tarafta cüceler diger yanda devler Derdime çare baytarim yok Dengeme destek tut ki durayim Safak günesin fermani geçer aci tatli sayili zamanin sancisi Ama melek bir yandan, seytan bir yandan Basim zindan yokluk var bu kaçinci sikayetim bilmem
Bir Pesimistin Gözyaşları Aldanışlar orada kaldı, aldatıldın ahın vardı, aldatıldım ahım aldı, yalvarıldım vahım oldu, aldanışta masum oldun, yalvarışta yüzüm soldu. dikene battı yalanın ağzı, yatsılarda mumlar öldü. düşümü böldü sevgi çölünün ölüme çeken o kavuran nefesi, akşamında leşime baktım, peşime takılan adını kazıdım, ümidi çaldım, ahı yanıma vardı, vahımı şarkı yaptım, dinledikçe ağladım, gözyaşım!... insan umudu taşıdı, kimisi kırdı umudu, lakin kiminin sahip olduğu tek şey oydu, hepsi buydu. yoksulluk korkusuyla ömrü servet peşinde harcayanda gördüm fakirliğin özünü, çevirdim yüzümü, dostumundu teklif, düşmanındı ısrar, acaba nereye kadar sürer bu tekrarlar. yalanlara radar olsan neye yarar, zararın dönüşü kârın el mi sallar? batan güneş yine doğar. batan gemi yatan mezar, azar azar kazar mezar, kumar umar arar, yazar kader kime çıkarsa bahtı tahtı kapar, tanrı bunu hep yapar. salla gitsin arzular gemiler zaten batık, yolla gitsin mektuplar adresin mi kayıp? zorla güldü âmâlar ağlamak mı ayıp? korla yandı umutlar geçen dünü sayıp, yor ki aklını hakkını sorgula düne bakıp? Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi gidecek habersiz uzaklara? kaç yalan yıkacak güvenleri? kaç satır yazılacak kader kitabına ve kaç dua edeceksin tanrına, kaç damla gözyaşı dökeceksin uğruna? kaç yarın bekleyeceksin? sonralara kaç damla gözyaşı? Tasanın etrafında gezgin olmuş insanlar kısacık molalarda tanıdılar mutluluk denen kelimeyi ve tanrı bâş etti, çile doğdu, hile koydu adını günahın. sille vurdu, illeler inatçı yordu, sınava tabi tabiat ananın evlatları rabbi tanımadı, kimisi küfretti yaradana, zülmetti kendine, hükmetti paraya, çoğuna paralar sıktı kurşunu yaralar açtı durumu battı. dünya malı uçan halı, kırılır dalı her ağacın, yıkılır her bina afette, gofret, bedelindir o dökülen tuzlu yaşlar, haşlar gözünü yıka yüzünü, hüzünü her adem tanır, geçici bir dövmesin şeklini çizdi tanrı topraklara; vakti gelince kazma kürekle silineceksin. dayanacağın bir duvarın yoksa ör hadi, kuvvete dayanamayan adalet aciz, adalete dayanamayan kuvvet zalimdir, hakkımı isterim, payıma düşen herşeyi alırım felsefesi, haksızlık oyunlarında hakkı yendi, rengi kaçtı yaşamın, derdi sardı, yaranın acısı tacı attırdı krala dahi, bir ömür fani, bir umut hani? tebessüm vahi, kabusum canî yazdıklarım; yazacaklarımın güvencesi sago k. Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi gidecek habersiz uzaklara? kaç yalan yıkacak güvenleri? kaç satır yazılacak kader kitabına ve kaç dua edeceksin tanrına, kaç damla gözyaşı dökeceksin uğruna? kaç yarın bekleyeceksin? sonralara kaç damla gözyaşı?