Tarih: 03-16-2010, 08:20 PM Sitemize Hoşgeldiniz. (Oturum AçKayıt Ol)


Peygamberlerimizin tarihi


[ Etiketler: peygamberlerimizin | tarihi ]
Konuyu Gönder  Mesaj önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Peygamberlerimizin tarihi
03-31-2007, 11:16 AM
Mesaj: #1
Peygamberlerimizin tarihi
{EDITOR=<div align="center"><span style="color: red;">HZ. ADEM (S.A.) </span> </div> <br><br>Hz. Adem , yeryüzünde ilk insan ve ilk peygamber, bütün insanlarin babasi'dir. <br>Cesitlimemleketlerden getirilen topraklari melekler su ile camur yapip, insansekline koydular. Mekke ile Taif arasinda 40 yil yatip salsal oldu.Yani pismis gibi kurudu. Önce Muhammed aleyhisselamin nuru alninakondu. Sonra Muharrem'in onuncu Cuma günü ruh verildi. Her seyin ismive faydasi kendisine bildirildi. Boyu ve yasi kesin olarakbildirilmedi. Allahü tealanin emri ile bütün melekler, Adem'e secdeetti, ama Iblis (seytan) kibirlenip, bu emre karsi geldi ve secdeetmedi : « Hani biz meleklere (ve cinlere): Adem'e secde edin ,demistik. Iblis haric hepsi secde ettiler. O yüz cevirdi ve büyüklüktasladi, böylece kafirlerden oldu »(Bakara, 34) . Hz. Adem 40 yasindaFirdevs adindaki Cennet'e gotürüldü. Cennet'de yahut daha önce Mekkedisinda uyurken, sol kaburga kemiginden Hz. Havva yaratildi. Allahüteala onlari birbirine nikah etti. Yasak edilen agactan unutarak veIblis'in oyununa gelerek önce Havva, sonra Adem aleyhisselam yedikleriicin Cennetten cikarildilar. Adem aleyhisselam Hindistan'da Seylan(Ceylon) adasina, Havva ise Cidde'ye indirildi. 200 sene aglayipyalvardiktan sonra , tövbe ve dualari kabul olup, hacca gitmesi emrolundu: «Sonra Rabbi onu seckin kildi; tevbesini kabul etti ve dogruyola yöneltti »(Ta'ha, 122) . Arafat ovasinda Havva ile bulustu.Kabe'yi insaa etti. <br><br>Hz. Adem her sene hac yapardi. Arafatmeydaninda veya baska meydanda , kiyamete kadar gelecek cocuklaribelinden zerreler halinde cikarildi. «Ben sizin Rabbiniz degil miyim ?»diye soruldu. Hepsi «Evet » dedi. Sonra hepsi zerreler haline gelip,beline girdiler. Yahud belinden yalniz kendi cocuklari cikti. SonraSam'a geldiler. Burada cocuklari oldu. Neslinden 40.000 kisiyi gördü.1500 yasinda iken cocuklarina peygamber oldu. Cocuklari cesitlidillerde konustu. Cebrail aleyhisselam 12 kere geldi. Oruc, her gün birvakit namaz ve gusül abdesti emredildi. Kendisine kitap verilip, fizik,kimya, tip, eczacilik, matematik bilgileri ögretildi. Süryani, Ibranive Arabi diller ile kerpic üstüne cok kitap yazildi. Bir rivayete göre2000 yasinda iken Cuma günü vefat etti. Hz.Havva 40 sene sonra vefatetti. Kabirlerinin Kudüs'de veya Mina da Mescid-i Hif'de veya Arafat'daoldugu rivayetleri vardir. <br><br>Habil ile Kabil <br><br>Habil ileKabil Hz.Adem'in ogullarindan ikisidir. Habil'in Allah'a yaptigikurban'in kabul edildigi ve kendi kurbanin Allah tarafindan kabuledilmedigi icin Kabil, Habil'i öldürür ve böylece dünyada ilk kâtilolma makamina mazhar olur. Sonra bir kargadan görüp Habil'i yerinaltina gömdü. Allahü teala Kur'an-i Kerimde mealen buyuruyor ki : «Allah nezdinde Isa'nin durumu, Adem'in durumu gibidir. Allah onutopraktan yaratti. Sonra ona «OL !» dedi ve oluverdi »(Al-i Imran, 59). Burada deginilen durum, Hz.Isa'nin ve Hz. Adem'in babasiz dünyayagelmeleridir (M.K.). Peygamberimiz Muhammed (S.A.V.) Hz. Adem hakkinda: « Allahü teala Adem'i (aleyhisselam) yeryüzünün her tarafindanaldirdigi topraktan yaratti. Bu sebeple zürriyetinden siyah, beyaz,esmer, kirmizi renkte olanlar oldugu gibi, bazilari da bu renklerinarasindadir. Bazisi yumusak, bazisi sert, bazisi halis ve temiz oldu »(Hadis-i serif, Müsned-i Ahmed bin Hanbel) buyurmustur. <br><br><br>Hz. Adem 5 seyi ile bahtiyar olmustur: <br><br>1) Hatasini itiraf etmek <br><br>2) Pismanlik duymak <br><br>3) Nefsini kötülemek <br><br>4) Tevbeye devam etmek <br><br>5) Rahmetten ümidini kesmemek <br><br><br>Iblis de 5 seyden bedbaht olmustur: <br><br>1) Günahini ikrar (saklamadan söylemek) etmemek <br><br>2) Pismanlik duymamak <br><br>3) Kendini kötülememek <br><br>4) Kendini kötülemeyip azginligini Allahü Teala'ya nisbet etmek <br><br>5) Rahmetten ümidini kesmek EDITOR}
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
03-31-2007, 11:16 AM
Mesaj: #2
RE: Peygamberlerimizin tarihi
{EDITOR=Hz. ZEKERIYYA (a.s) <br><br>Kur'ân'da adi gelen peygamberlerden biri.Soyu Dâvud (a.s)'a dayanmaktadir. Kur'ân'da anilan duâlarindan (Meryem,16/6) anlasildigina göre, soyu daha sonra Yâkub (a.s)'a varmaktadir(el-Kurtubî, Ahkâmu'l-Kur'ân, Kahire 1967, XI, 82; er-Razî,Mefâtihu'l-Gayb, Misir 1937, V, 769). <br>Zekeriyya (a.s)isrâilogullarinin peygamberi oldugu gibi, ayni zamanda onlarin bilgini,reisi ve müsaviri yani danismani idi (es-Sa'l-ebî, el-Arais, 1951,372). <br><br>Onun hakkinda çesitli âyet ve hadisler vardir. EbûHureyre'nin naklettigine göre, Hz. Muhammed (s.a.s);" "Zekeriyya (a.s)marangoz idi"(Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, Misir, 1954, II, 405) diyerekO'nun elinin emegi ile geçinen bir sanat ehli oldugunu haber vermistir.<br><br>Zekeriyya (a.s)'in hanimi isa (a.s)'in annesi Meryem'in teyzesiisâ idi. Zekeriyya (a.s) da, Meryem'e bakmakla mesgul oluyordu. O'naBeyt-i Makdis'te bir yer yapmisti. O'nun odasina her girdiginde,yaninda kis mevsiminde yaz meyvesini ve yaz mevsiminde de kis meyvesinibuluyordu. Zekeriyya (a.s), "Ey Meryem, bu sana nereden geliyor?" diyesorunca, Meryem, "Allah tarafindandir." diye cevap veriyordu(el-Kurtubî, Ahkâmu'/-Kur'ân, IV, 69 vd). <br><br>Zekeriyya (a.s) Hz.Meryem'in yaninda böyle yaz mevsiminde kis meyvesini ve kis mevsimindede yaz meyvesini görünce, Meryem'e bu nimetleri veren, buna gücü yetenyüce Allah, esimin yasi geldigi halde, bize hayirli bir evlat verebilirseklinde düsündü ve hayirli bir evladin olmasi için Allah'a gizlicesöyle dua etti: <br><br>"Rabbim! Gerçekten kemiklerim zayifladi,saçlarim agardi, Rabbim!.Sana yalvarmaktan dolayi herhangi bir seydenmahrum kalmadim. Dogrusu, benden sonra yerime geçecek yakinlarimin iyihareket etmeyeceklerinden korkuyorum. Karim da kisirdir. Katindan banabir ogul bagisla ki, bana ve Yâkub ogullarina mirasçi olsun! Rabbim!O'nun, senin rizani kazanmasini da sagla!" (Meryem,19/4,5,6) <br><br>"Ya Rabbi! Bana kendi katindan temiz bir soy bahset!" (Âlu imrân, 3/38) <br><br>"Rabbim! Beni tek basima birakma! Sen varislerin en hayirlisisin" (el-Enbiyâ, 21/89). <br><br>Gücü her seye yeten Yüce Allah, Zekeriyya (a.s)'in duâsini kabul etti ve O'na bir erkek evlad verecegini müjdeledi: <br><br>"Ey Zekeriyya! Sana Yahya isminde bir oglani müjdeliyoruz. Bu adi daha önce kimseye vermemistik" (Meryem, 19/7). <br><br>"Mihrabdanamaz kilmaya durdugu sirada, hemen melekler ona söyle seslendi:"Haberin olsun! Allah sana Yahya adli çocugu müjdeliyor. O, Allah'tangelen bir kelimeyi (isâ'yi) tasdik edecek, milletinin efendisi olacak,nefsine hakim bulunacak ve salihlerden bir peygamber olacaktir" (Âluimrân, 3/39). <br><br>Zekeriyya (a.s), Allah'in verdigi bu müjdeyesasti, hayret etti. Çünkü kendisi de hanimi da hayli yasli idiler."Rabbim! Karim kisir, ben de son derece kocamisken nasil oglumolabilir?" (Meryem, 19/8) diyerek, bu ilginç müjde karsisinda hayretinidile getirdi. <br><br>Yüce Allah ona söyle cevap verdi: <br><br>"Rabbin böyle buyurdu. Çünkü bu bana kolaydir. Nitekim sen yokken, daha önce seni yaratmistim" (Meryem, 19/9). <br><br>Kur'ân'in baska bir yerinde bu durum söyle haber verilmistir: <br><br>"Zekeriyya'ninduasini kabul edip kendisine Yahya yi bahsetmis, esini de dogum yapacakhale getirmistik. Dogrusu onlar iyi islerde yarisiyorlar, korkarak veumarak bize yalvariyorlardi. Bize karsi gönülden saygi duyuyorlardi"(el-Enbiya, 21/90). <br><br>Yüce Allah'in bu güzel müjdesine son derece sevinen Zekeriyya (a.s) <br><br>"Rabbim! Öyle ise bana bir alamet var, dedi" (Meryem, 19/10). Allah ona su cevabi verdi: <br><br>"Alâmetin; üç gün, isaretten baska sekilde Insanlarla konusmamandir. Rabbini çok an, aksam sabah hamdet!" (Âlu imrân, 3/41). <br><br>Günoldu, Zekeriyya (a.s)'in nutku tutuldu. Mihrabdan çikti ve milletine:"Sabah-aksam Allah'i tesbih edin! diye isârette bulundu" (Meryem,19/11). <br><br>Zamani gelince, Zekeriyya (a.s)'in oglu Yahya (a.s) dünyaya geldi. <br><br>Yukaridagörüldügü gibi, Zekeriyya (a.s) ile ilgili olarak zikredilen âyetlerinçogu, dua mahiyetindedir. O, çok dua eden, Allah'in emir ve yasaklarinariayet ederek tam bir teslimiyet içinde yasayan Yüce bir peygamberdi.Allah: "Zekeriyyâ, Yahyâ, isa ve ilyas'a da (yol göstermistik). Hepsiiyilerden (idi)ler" (el-En'âm, 6/85) diyerek onu sahit peygamberlerlebirlikte anmistir. <br><br>Zekeriyya (a.s) bu sekilde ömrünü ibâdetlegeçirdi. Daima Insanlari Yüce Allah'a inanmaya ve O'nun yolundayürümeye cagirdi. fakat azmis olan, küfre dalan ve önünü görmeyecekkadar gözü dönenler, onu sehid ettiler (Taberî, et-Tarih, Misir 1326,II, 16; Ahmet CevdetEDITOR}
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
03-31-2007, 11:17 AM
Mesaj: #3
RE: Peygamberlerimizin tarihi
{EDITOR=Hz. Süleyman'in sarayi ve Sebe melekesi <br><br>Tarih, yaklasik olarakI.Ö. 970-931 yillari arasinda yasadigi düsünülen Hz. Davud'un oglu Hz.Süleyman'in kurdugu muhtesem kralliga sahitlik eder. Öyle ki Hz.Süleyman, babasindan sinirlari Misir'dan Firat'a kadar uzanan birkrallik devralmis ve kisa sürede hakimiyetini güçlendirmisti. Ve kendiyasadigi dönemde öylesine büyük bir hakimiyet kurmustu ki, Allah'a olanimaninin ve üstün aklinin kendisine kazandirdigi bu ihtisam, yüzyillarsonra bile insanlarin hayranligini ve dikkatini üzerine çekmeye devametmektedir.Hz. Süleyman'in hayati, Allah'a gönülden iman eden birmüslümanin aklinin ne kadar fazla, ufkunun ne kadar genis oldugunubütün insanliga gösteren çok çarpici bir delildir. Hz. Süleyman (a.s.)cinlerden ve insanlardan olusan ordusu ile kurdugu hakimiyeti, muhtesembir saraydan yönetiyordu. Ve bu saray döneminin en ileri teknigikullanilarak üstün bir estetik anlayisi ile insa edilmisti. Sarayindagöz alici sanat eserleri ve görenleri hayran birakip etkileyen degerliesyalar, benzersiz bir estetik anlayisi ile yerlestirilmisti. ElbetteHz. Süleyman'in bu mekâni, görenlerde büyük hayranlik uyandiriyordu. <br>Insanlarinbu saraydan bu kadar etkilenmelerinin nedeni ise, insan fitratina enuygun olan estetik anlayisini ve ortami birden karsilarinda görmeleriolmustur. Zira Hz. Süleyman, yaptirdigi bu görkemli sarayi, imanin nuruve onun getirdigi üstün bir akil ile yaptirmisti. Ve bir Müslümaninhangi çagda veya hangi sartlarda yasarsa yasasin Allah'in kendisineverdigi imkânlari en güzel sekilde kullanarak essiz bir mekânolusturabileceginin en güzel örnegini sergilemisti.Nitekim Kur'ân-iKerim'in Neml Sûresi'nin bir çok ayeti, onunla ayni dönemde asayan birkavmin yöneticisi olan Sebe Melikesi'nin Hz. Süleyman'in ihtisamlisarayini gördükten sonra ona biat ettiginden bahseder. Hz. Süleyman,Sebe Melikesi Belkis'in varligini kendisine haber getiren Hüdhüdsayesinde ögrenmisti:"Derken uzun zaman geçmeden (Hüdhüd) geldi ve dediki: "Senin kusatamadigin (ögrenemedigin) seyi, ben kusattim ve sanaSaba'dan kesin bir haber getirdim. Gerçekten ben, onlara hükmetmekteolan bir kadin buldum ki, ona her seyden (bolca) verilmistir ve büyükbir tahti var. Onu ve kavmini, Allah'i birakip da günese secdeetmektelerken buldum, seytan onlara yaptiklarini süslemistir, böyleceonlari (dogru) yoldan alikoymustur; bundan dolayi onlar hidayetbulmuyorlar." (Neml Sûresi 22-24) <br><br>Bu bilginin üzerine Hz.Süleyman, Allah'i ilâh olarak kabul etmeyip günese secde eden veseytanin kendilerine süslü gösterdigi bir sistemi kabul eden Sebehalkini, imana davet etmek için onlara "Rahman ve Rahim olan Allah'inadiyla" baslayan bir mektup öndermisti. Ve tüm kavmi kendisine teslimolmaya çagirmisti. "Gerçek su ki, bu, Süleyman'dandir ve 'süphesizRahman ve Rahim Olan Allah'in Adiyla' (baslamakta)dir. (Içinde de:)"Bana karsi büyüklük göstermeyin ve bana müslüman olarak gelin" diye(yazilmaktadir). (Neml Sûresi 30-31) <br><br>Sebe Melikesi o ana kadarhiç karsilasmadigi kadar kesin bir üslupla tüm hükümdarligini kendisinekatmasini isteyen Hz. Süleyman'in, bu mektubu arsisinda çok sasirmisti.Ve kendisini kesin olarak bozguna ugratacagindan emin oldugu buhükümdari, kararindan vazgeçirmek için ona yüklü hediyeler göndermekyolunu seçmisti. Ne var ki Allah'in rizasini ve rahmetini hiç bir zamanmaddî bir menfaate tercih etmeyen tüm peygamberler gibi Hz. Süleymanda, Sebe Melikesi Belkis'in hediyelerini geri çevirmis ve elçilerivasitasiyla ona ne kadar kararli, onurlu ve Allah'a bagli oldugunugösteren söyle bir haber göndermisti:"(Elçi hediyelerle) Süleyman'ageldigi zaman: "Sizler bana mal ile yardimda mi bulunmak istiyorsunuz?Allah'in bana verdigi, size verdiginden daha hayirlidir; hayir, siz,hediyenizle sevinip ögünebilirsiniz" dedi. Sen onlara dön, biz onlaraöyle ordularla geliriz ki, onlarin karsi koymalari mümkün degil ve bizonlari ordan horlanmis asagilanmis ve küçük düsürülmüsler olarak sürüpçikaririz." (Neml Sûresi 36-37) <br><br>Hz. Süleyman Sebe MelikesiBelkis'a Allah'in adi ile basladigi mektubunda kendi gücünün YüceRabbinden geldigini ve asla yenilmeyecek bir kuvvete sahip oldugunuhissettirmisti. Nitekim Hz. Süleyman cinlerden, insanlardan olusan, onabüyük bir teslimiyetle ve sevkle bagli bir orduya sahipti. Öyle ki buordunun her üyesi Süleyman Aleyhisselamin bütün sözlerini büyük birhosnutlukla ve tam bir itaatle yerine getirmekteydi. Elbette Hz.Süleyman'in ordusunun tüm gücü Allah'tan gelmekteydi ve Allah'in ordusuadetullaha uygun olarak her zaman üstün gelecekti. <br><br>SebeMelikesi Belkis, onun (Hz. Süleyman'in) sarayina gittiginde o günekadar hiç görmedigi büyük bir mülk ve zenginlikle karsilasmisti: <br><br>"Ona:"Köske gir" denildi. Onu görünce derin bir su sandi ve (eteginiçekerek) ayaklarini açti. (Süleyman:) Dedi ki: "Gerçekte bu, saydamcamdan olma düzeltilmis bir kösk zemindir." Dedi ki: "Rabbim, gerçektenben kendime zulmettim; (artik) ben Süleyman'la birlikte âlemlerin Rabbiolan Allah'a teslim oldum." (Neml Sûresi 44) <br><br>Kendisi de birzenginlik ve hâkimiyete sahip olan Sebe Melikesi Belkis, Hz.Süleyman'in sarayina girince o güne kadar gördügünden çok farkli birestetik ve bir zenginlikle karsilasmis ve ruhuna hitap eden büyük birakla sahit olmustur. Aslinda Sebe Melikesi Belkis'in duydugu hayranlikve saskinlik içine girdigi saraya degil, Hz. Süleyman'in aklinadir.Çünkü Belkis'in karsilastigi manzara, o dönemin sartlarindayapilabilecek en mükemmel eser olarak tarif edilebilecek en güzelyerdir. <br><br>Âyette de ifade edildigi gibi camdan olan kösk zeminiöylesine gerçekti ki, Sebe Melikesi Belkis, islanmamasi için eteklerinitoplayarak ilerlemesi gerektigini düsünmüstü. Sarayin muhtesemligi vegörkemi, müslümanlarin ruhlarinda yasadigi zenginligi yansitiyordu. <br><br>Belkis'inbaska bir ülkenin hükümdari olmasina ve bu ülkenin en büyük servetinesahip olmasina ragmen Hz. Süleyman'in yasadigi mekândan ve onunzenginliginden etkilenme sebebi de budur. Teknik anlamda büyükservetler harcanan mekânlarda yasamasina ragmen, pek çok kisi insanfitratinin hoslanacagi estetigi saglayamayabilir. Oysa Hz. Süleyman'insarayinin her kösesinde görülen zevk, akil ve mükemmellik sadeceservetle elde edilebilecek bir görünüm degildir. Iste aradaki bu farkidaha sarayin girisini görür görmez anlayan Belkis, böyle bir yerimeydana getiren akla ve o aklin üstünlügüne hemen teslim olmustur. Sebemelikesi Süleyman Âleyhisselamin aklinin sahibi olan Cenâb-i Allah'aiman ettigini söylemis ve müslümanlardan olmayi kabul etmistir. <br><br>Hz.Süleyman ve onunla birlikte yasayan mü'minler, Allah'in kendilerineverdigi bu büyük mülkü tasimaya lâyik ve ehil kimselerdi. Rabbine karsison derece güzel ahlâkli, teslimiyetli ve mütevazi bir peygamber olanHz. Süleyman, kendisine nimet olarak bahsedilen bu büyük zenginligiyine yalnizca Allah'i razi etmek ve onlarin kalbini Islâm'a isindirmakiçin kullaniyordu. Pek çok peygamber de ayni Hz. Süleyman gibiinsanlara dini teblig ederken halkin karsisina büyük bir zenginlikleçikarak, onlari etkileme yoluna gitmisti. Hazinenin basina getirilenHz. Yusuf, kendisine büyük bir mülk verilen Hz. Ibrahim, görenlerihayrete düsürecek kadar ihtisamli bir hâkimiyete sahip olan Hz.Süleyman ve fakirken zengin kilinan Peygamberimiz Hz. Muhammed,yasadiklari hayat boyunca bunun en güzel örneklerini sergilemislerdir. <br><br>Peygamberlerinbu zenginligi ve yasadiklari üstün ahlâki gören insanlar, hiç birsistemin ya da ideolojinin kendilerine sunmadigi böyle bir maneviyative maddî ihtisami elde edebilmenin yolunu merak ediyorlardi. Bu nedenleIslâmi henüz tanimayan insanlar, ilk basta bu zenginligin sebebine vegördükleri ahlâkî yapisina karsi duyduklari merakla Islâmayaklasmislardir. Ahlâkî üstünlükleri ve tümüyle Allah yolundakullandiklari zenginlikleriyle halkin kalbini Islâma isindiranpeygamberler, böylece kisa sürede Allah'in izniyle büyük kitlelere diniyaymayi basarmislardirEDITOR}
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
03-31-2007, 11:19 AM
Mesaj: #4
RE: Peygamberlerimizin tarihi
{EDITOR=HZ. ZULKARNEYN (S.A.) <br><br>1. Hz. Zülkarneyn <br>Hz. Zülkarneyn'inpeygamber mi, veli mi oldugu tam belli degildir. Kur'an-i Kerim'dedoguya ve batiya düzenledigi seferleri zikr edilmistir. Asil ismininIskender olup düzenledigi seferlerden dolayi Iskender-i Zükarneynnâmiyla anilmistir . Kur'an-i Kerim'de : « (Resulüm!) Sana Zülkarneynhakkinda soru sorarlar. De ki: Size ondan bir hatira okuyacagim »buyurulmustur. Âyette deginilen konu, rivayet edildigine göre, bir günyahudilerin Mekke'ye gelip Peygamberimizin Tevratta bildirilen sonpeygamberin olup olmadigini ögrenmek istemeleri'dir. Bunun icin dePeygamberimize bir soru sormuslardir. Baska bir rivayete göre ise busoruyu Mekke müsrikleri sormustur. Yahudilerin: " Sen bize hep bizdenögrendigin Musa, Ibrahim ve Adem'den haber veriyorsun. Tevratta tek biryerde bildirilen bir peygamber'den bildir" demeleri üzerinePeygamberimiz : « Bu kisi Zülkarneyn'dir» buyurmus ve bu âyet inmistir. Ibrahim aleyhisselam zamaninda yasayan Zülkarneyn aleyhisselam onunlabirlikte haccetti, elini öpüp duasini aldi. Teyzesinin oglu olan Hz.Hizir'i ordusuna kumandan tâyin etti. Bir kavmin istegi üzerine Ye'cûcve Me'cûc kavminin insanlara zarar vermemeleri icin tas ve demir'denbir sed yapti ve böylece Ye'cûc ve Me'cûc'un hapsetti . Bir rivayetegöre bu dilekte bulunan kavim Türkler imis . Bu sed simdiki Cin seddidegildir. Ye'cûc ve Me'cûc kavimleri bu seddi kiyamete yakin delecekler(2. noktaya bakiniz). Hz. Zülkarneyn Asya ve Avrupa kitalarinâ hâkimoldu. Her tarafa Allah'in emirlerini yayip, kâfirlerle savasip,mü'minlere güzel muâmelede bulundu. Medine ile Sam arasinda, Sam'a besgünlük bir mesafedeki Dûmet-ül Cendel denilen yerde vefat etti.Mekke'de veya yine o civarda Tehâme daginda defn edildi . Iskenderisimli oldugu icin târihte gecen Iskender isimli bircok hükümdarin Hz.Zülkarneyn'in oldugu itiraf edilmistir. Bediüzzaman bu konu hakkindamâlumat vermektedir : « Ehl-i tahkikin beyanina göre, hem Zülkarneynünvaninin isaretiyle, Yemen padisahlarindan Zülyezen gibi 'zü'kelimesiyle basliyan isimleri bulundugundan bu Zülkarneyn, Iskender-iRumi degildir. Belki Yemen padisahlarindan birisidir ki, Hazret-iIbrahimin zamaninda bulunmus ve Hazret-i Hizirdan ders almis.Iskender-i Rumi ise, miladdan tâkriben ücyüz sene evvel gelmis,Aristodan ders almis. Târih-i beseri, muntazaman surette ücbin seneyekadar gidiyor. Bu nâkis ve kisa târih nazari, Hazret-i Ibrahiminzamanindan evvel dogru olarak hükmedemiyor» . <br><br>Peygamberimiz(S.A.V.) buyurmustur ki : « Ismini duydugunuz kimselerden yeryüzündedört kisi mâlik oldu. Mü'min olan ikisi, ikisi de kâfir idi. Mü'minolan ikisi, Zülkarneyn ile Süleyman idi. Kâfir olan ikisi de Nemrud ileBuhtunnasar idi. Besinci olarak yeryüzüne benim evlâdimdan biri yâniMehdi mâlik olacaktir » . Kehf sûresinin 83-101 âyetleri Hz.Zülkarneyn'in kissasini anlatmaktadir. Genis mâlumat icin orayabakiniz. <br><br>2. Ye'cûc ve Me'cûc <br>Peygamberimiz kiyametalametlerinden biri olarak da Ye'cûc ve Me'cûc kavimlerinin yeryüzünedagilmalarini ve her tarafa küfrü yaymalarindan bahsetmistir. Bukavimler Hz. Nuh'un Yâfes isimli oglunun soyundandirlar. Yüzleri yassi,gözleri kücük, kulaklari cok büyük, boylari kisadir. Her birinin bincocugu olur ve böylece sayilari insanlarin ve cinlerin sayisinin 90%kadardir. Kiyamete yakin bir zaman Hz. Zülkarneyn'in yaptigi seddidelip dünyaya yayilacaklardir.EDITOR}
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
03-31-2007, 11:20 AM
Mesaj: #5
RE: Peygamberlerimizin tarihi
{EDITOR=HZ.IBRAHIM (S.A.) <br><br>1. Hz. Ibrahim hakkinda genel bilgiler <br>Hz.Îbrahim Kur'an-i Kerim'de bildirilen peygamberlerdendir : « Kitap'taIbrahim'i an. Zira o, sidki bütün bir peygamberdi » . Ülül'azm denilenpeygamberlerin ücüncüsü olup Mezopotamya'daki Keldâni kavminegönderilmistir. Peygamberimiz Muhammed Mustafa (S.A.V.)'dan sonra Allahkatinda insanlarin en üstünüdür, cünkü ileride görecegimiz gibi AllahüTeâlânin varligini kendi akil ve mantigiyla bulmustur. Allah onaHalil'im (dostum) diye buyurdu. Onun icin «Hâlilürrahman» olarakzikredilir. Kendisine on suhuf (forma) verildi. Ogullari, Ismail veIshak aleyhisselam'dan ziyade soyundan daha bircok peygamber geldigiicin «Ebü'l enbiya» (peygamberler babasi) da denilmistir. Beni Israiloglu olan Hz. Ishak, Arap kavmi ise diger oglu Hz.Ismail'dentüremistir. Babasinin Âzer'in mi, Târuh'un mu olup olmasi hakkindaihtilaf vardir (genis bilgi ileride, 2.2 noktada verilecektir) . Birrivayete göre annesinin ismi Emile'dir . Hz.Ibrahim peygamberimizindedelerindendir . <br>2. Hz. Ibrahimin hayati <br><br>2.1. Hz. Ibrahim'in yasadigi zaman ve mekan <br>Ibrahimaleyhisselamin nesebi Nuh aleyhisselamin oglu Sam'a dayanir. Hz. Nuh'unvefati ile Hz. Ibrahim arasinda iki peygamber (Hz.Hud &amp; Hz. Sâlih)vardir. Bu fâsila (rivayete göre, M.K.) 1143 senedir. Hz. Hud ile Hz.Ibrahim arasinda da 630 yillik bir fâsila oldugu bildirilmistir. Dogumyeri Bâbil kentidir . <br><br>2.2. Ibrahim aleyhisselamin babasi <br>AllahüTeâlâ Kur'an-i Kerim'de : «Ibrahim, babasi Âzer'e...» buyurmaktadir. Buâyetten anlasilacagi gibi Hz. Ibrahim'in babasi Âzer isminde idi. Ama,bazilarina göre Ibrahim aleyhisselamin babasi -Kur'anda bildirilen-putperest Âzer degil, mü'min olan Târuh idi. Bu görüsü destekleyenlerarasinda meshurlari Abdülhakim Arvâsi, Kadi Beydâvi ve SenâullahDehlevi vardir, ama Sii'ler de bunu söylemektedirler . Bir rivâyetegöre Âzer Hz. Ibrahim'in - amcasi olup - Târuh'un ölmesiyle Emile ileevlenip, Hz. Ibrahim'in üvey babasi oldu. Tefsir yönünden bunu böyleaciklamaktadirlar : En'am suresinin manasi : «Ibrahim, Âzer olanbabasina dedigi zaman» anlamindadir. Böyle olmasaydi Kur'an-i Kerim'de«Babasi Âzer'e dedigi zaman» demeyip, "Âzer'e dedigi zaman" veya"Babasina dedigi zaman" demek yetisirdi . Âzer, kendi babasi olsaydi"Babasi" kelimesi fazla olurdu demektedirler. Bir kanit olarak Sua'rasuresinin 219. ayetini göstermektedirler. Bu surede Allah « Secdeedenler arasinda dolasmani da görüyor » denilmektedir. Buna görePeygamberimizin sülâlesinde hicbir putperest yokturdur. Bu görüserededenler ise, ki bunlar arasindaTaberi, Ebu Hayyan ve ElmaliliMuhammed Hamdi Yazir vardir, acik olan âyete (En'am, 74) bir mânaverilmek istenmistir demektedirler. Mealine göre manalar degistigi icinanlamlar da degisir teorisini ileri sürmektedirler. Konuya objektif biryönle bakmak gerekirse, Âzer'in Ibrahim aleyhisselamin babasi olmamasibiraz daha mantiklidir. Sunu da belirtmek lâzim ki, bir ücüncü fikirvardir. O da, Ibrahim aleyhisselamin babasinin asil isminin Tarih veyaTaruh olup sonradan - bir putun ismi olan - Âzer ismine degistirmesi.Bu da Nemrud'un onu puthanesi'nin nâziri olarak tayin etmesinden sonragerceklesmistir . Ama kaynaklar bu düsünce hakkinda bilgi vermiyorlar,onun icin fazla dikkat etmemek gerekir. Biz burda ilmi gercekleritartismiyacagimiz icin bunu burda noktalamak gerekir. Bu ihtilaf'incözümünü ancak Rahman, Rahim, Evvel, Âhir, Kebir, Aziz, Saafii, Mâlik,Gafur, Nur, Adl, Hak, Hakem, Rauf, Sehid, Veli, Kerim, Bari, Cebbarolan ALLAH bilir. Âzer ayrica put yapardi ve Nemrud'un yakinindabulunurdu. Onun bir dedigini, iki etmezdi. <br><br>2.2. Hz. Ibrahim'in dogumundan peygamberligine kadar olan hayati <br><br>2.2.1. Hz. Ibrahim'in dogumuna kadar vukuu bulan olaylar <br>Nemrud(2.3.2.2. no'lu noktaya bakiniz) ve ona tâbi olanlar azginlik veAllah'a isyan icinde yasamakta idiler. Bir gün Nemrud bir rüya gördü.Bir rivayete göre, rüyasinda gökyüzünde bir nurun parladigini, günesin,ayin ve yildizlarin bu nurun isiginda kayboldugunu gördü. Diger birrivayete göre ise, rüyasinsda bir kimsenin gelip tahtindan kaldiripkendini yere vurdugunu gördü. Müneccimlere gördügü rüyayi anlatip tâbirettirdi. Bunlar "Yeni bir peygamber ve din gelecek, senin saltanatinitemelinden yikacak ! Ona göre tedbir almalisin" diye tâbir ettiler.Nemrud bu isin tedbiri kolaydir deyip, " Bundan sonra kimse cocuksâhibi olmayacak. Hanimlardan uzak durulacak. Dogan cocuklar, erkekseöldürülecek, kizsa birakilacak" emrini verdi. Bu suretle 100.000 mâsumbebegi öldürüldügü nakledilmistir . <br><br>2.2.2. Dogumundan sonra <br>Busirada Hz. Ibrahim'in annesi hâmile idi. Âzer'in durumunu bildigi icin,onu doguma yaklasinca kendisinden uzaklastirdi ve gizlice bir magarayagitti ve orda Hz. Ibrahim'i dünyaya getirdi. Dogduktan sonra annesi onuemzirdi ve magarayi kapatip geri sehre döndü. Âzer'e ," Cocuk cok zayifdogdu ve hemen öldü" dedi. Bundan sonra magaraya - gizlice -gelipIbrahim aleyhisselami emzirip geri eve dönerdi. Rivâyetlere göre, Hz.Ibrahim magarada 7, 13, 16 veya 17 yasina kadar kaldi . <br><br>2.3. Hz.Ibrahim'in tebligi <br><br>2.3.1. Hz. Ibrahim'in Allah'i aramasi <br><br>2.3.1.1. Hz. Ibrahim'in Allah'i aramasindan önceki durumu <br>Hz.Ibrahim'in imâni durumunu hakkinda Kur'an-i Kerim bilgi vermektedir:«Andolsun biz Ibrahim'e daha önce rüsdünü vermistik. Biz onu iyitanirdik » . Burdaki rüsdünü vermek peygamberlik, yahut Ibrahimaleyhisselamin risâletten önce sahip oldugu hidayet ve dogrulukmanasina geldigi tefsirlerde bildirilmistir. Bu da gösteriyor ki,peygamberlik Hz. Ibrahim'e genc yasta verilmis idi. <br><br>2.3.1.2. Ibrahim aleyhisselamin tefekkür ile tevhid'i bulmasi <br>Ibrahimaleyhisselam hakkinda Allahü Teâlâ « Halil'im » demistir. Bu da onunAllahi arayip bulmasindandir. Bunun icin Kur'an-i Kerim'de sunlarbuyrulmustur : «Böylece biz, kesin iman edenler olmasi icin Ibrahim'egöklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk. Gecenin karanligi onukaplayinca bir yildiz gördü, Rabbim budur, dedi. Yildiz batinca,batanlari sevmem, dedi. Ay'i dogarken görünce, Rabbim budur, dedi. O dabatinca, Rabbim bana dogru yolu göstermezse elbette yoldan sapantopluluklardan olurum,dedi. Günesi dogarken görünce de, Rabbim budur,zira daha büyük, dedi. O da batinca, dedi ki : Ey kavmim ! Ben sizin(Allah'a) ortak kostugunuz seylerden uzagim » . Bu olay resmi olarakbakilirsa Hz. Ibrahim'in peygamberlik baslangicidir. Bundan sonraHz.Ibrahim Bâbil kavmine Allah'in emirlerini teblig etmeye basladi vebircok delil gösterdi. <br><br>2.3.1.3. Ibrahim aleyhisselamin putlari kirmasi <br>Babilhalki Allah'in yolundan saptigi icin her sene putlar icin âyindüzenlerdi. Bu âyin'de bir yere toplanir bayram yapar ve sonraputhaneye gider, putlara secde eder, sonra da evlerine dönerlerdi.Böyle bir bayram günü, Ibrahim aleyhisselam puthaneye girip, bir baltaile bütün kücük putlari kirdi. Baltayi da, en büyük putun boynuna asdive oradan uzaklasti. Keldâniler puthâneye girince bütün putlarinkirildigini gördüler ve bunu yapani yakalayarak cezâlandirmakistediler. Hz. Ibrahimi getirip, bu isi sen mi yaptin dediler. Ibrahimaleyhisselam « Kendisi dururken kücük putlara tapinilmasi istemedigiicin, boynunda asili olan büyük put yapmistir. Inanmazsaniz kendisinesorunuz » buyurdu. Onlar 'Putlar konusamaz ki, sen onlara sor diyorsun'dediler. Bunun üzerine Ibrahim aleyhisselam « O halde konusamayan vekendilerini kirilmaktan kurtaramayan putlara neden ibadet edersiniz ?Size ve tapdiginiz putlara yaziklar olsun » dedi , ama bu hic bir faydavermedi, cünkü onlar : «Dediler ki. Biz, babalarimizi bunlara taparkimseler bulduk ». <br><br>2.3.2. Ibrahim aleyhisselamin atese atilmasi <br>Ibrahimaleyhisselam putlari kirinca putperestler bu isin onun yaptiginianladilar ve ceza vermek üzere hapsettiler. Durumu Nemrd'a bildirdiler.<br><br>2.3.2.1 Hz. Ibrahim ve Nemrud <br>Rivayete göre Nemrud Hz.Ibrahim'in yaptigini duyunca onu yanina cagirdi. O zaman insanlarNemrud'a secde ederlerdi. Ibrahim aleyhisselam secde etmeyince Nemrud "Nicin secde etmedin" diye sordu. Hz. Ibrahim de: « Ben beni yaratanAllahü Teâla'dan ziyade secde etmem » buyurdu. Nemrud " Seni yaratankim ? " diye sorunca, Ibrahim aleyhisselam: « Benim Rabbim, dirilten veöldüren Allah'dir » diye cevap verdi. Nemrud, " ben de diriltirim"diyerek zindandan iki kisi getirtti. Birini serbest birakip, biriniöldürdü. Güya böylece diriltmis ve öldürmüs oldu. Hz. Ibrahim bununkarsisinda : « Benim Rabbim günesi dogudan getirir, dogurtur. Egergücün yetiyorsa sen de bati'dan dogdur » buyurunca Nemrud sasirip, âcizkaldi. Bu husus Bakara suresinin 258. âyetinde bildirilmistir . Bumünazaranin vukuu buldugu zaman hakkinda iki rivayet vardir. Birincisi,Ibrahim aleyhisselam putlari kirinca onu yakalayip hapsettiler. Sonraatese atmak icin hapisten cikarip , Nemrud'un yanina gotürdüklerindegerceklesmistir. Diger rivayete göre insanlar arasinda büyük bir kitlikcikmisti. Bundan dolayi insanlar yiyecek almak icin Nemrud'agiderlerdi. Nemrud her gelene, "Senin Rabbin kim ? " diye sorar ve"Benim Rabbim sensin" diyenlere gida maddeleri verirdi. Hz. Ibrahimyiyecek almaya gelip Nemrud ona bu soruyu sorunca Ibrahim aleyhisselam: « Benim Rabbim dirilten, hayat veren ve öldürendir » dedi ve böylecebu münazara vukuu buldu . Bu olay'dan sonra Keldâniler Halilallah'iceza verek istediler ve onu ilk önce hapise attilar. Sonra Nemrud onuatese atmaya karar verdi. Rivayete göre bu fikri Nemrud'un aklina Hênunadinda biri getirdi ve Allah onu sonra yerin dibine batirdi. <br><br>2.3.2.2. Nemrud hakkinda bilgiler <br>BuradaNemrud hakkinda bazi bilgilere deginmek istiyorum. Cünkü bir müslümanicin önemli olan düsmanlarini iyi bilmesi. Nemrud da vahsi birdüsmandir. Nemrud gaddar ve zâlim bir hükümdardi. Bir rivayete göreNemrud onun hakiki ismi degil, - firavun - gibi bir ünvandi. Nemrudcocukken burnuna bir yilan yavrusu kacmis, bu yüzden son derececirkinlesmisti. Babasi bile tahammül edememis ve öldürmege kararvermis. Fakat annesinin yalvarmasi üzerine, onu bir cobana teslim etmis, coban da, onun cirkin yüzüne bakmaga dayanamadigindan, onu dagbasinda birakmis, dagda Nemrud isminde bir disi kaplan, cocuguemzirerek, onun yasamasina sebeb olmustur. Ismi (Nemrud) bu kaplandangelmektedir. Babasi öldükten sonra hükümdarliga gecen Nemrud, kendisiniilah zannediyor ve bütün halkin kendisine tapmasini istiyordu . <br><br>2.3.2.3. Ates'in Halilallah'i yakmamasi <br>Ibrahimaleyhisselam'in atese atilmasi kararlastirildiktan sonra oduntoplaniyor ve kocaman bir ates yakiliyor. Problem Halilallah'i ateseatmakta. Rivayete göre Iblis insan sekline girip Nemrud'a mancinikkullanmasini tavsiye ediyor . Kur'an'da : « Onun (Ibrahim) icin birbina yapin ve derhal onu atese atin ! dediler » buyurulmustur. Bir bina(mancinik) yapilip oradan Ibrahim aleyhisselam atese atilinca, ates birgül bahcesi oluyor. Diger bir rivayete göre ici balik dolu bir havuzoluyor ates. Ve böylece ates Halilürrahman'i yakmiyor. Bu kurtarmaolayi Kur'an-i Kerim'in Enbiya suresinde bildirilmistir : « Ey ates !Ibrahim icin serinlik ve esenlik ol» dedik. Böylece ona bir tuzakkurmak istediler, fakat biz onlari, daha cok hüsrana ugrayanlardurumuna soktuk » . Bugün S.Urfa'da « Ayn-i Zelika » veya «Halilürrahman » isminde 50x30 m boylarinda bir havuz vardir. BuraninHz. Ibrahim'in atese atildigi yer oldugu, baliklarin odunlardan meydanageldigi iddia olunmakta ve kimse bu baliklara dokunmamaktadir .Tevrat'ta bu ates olayi hakkinda -Ibrahim peygamberin yahudilerinsoyunun babalari kabul edildigi halde - bir bilgi yokturdur. <br><br>2.4. Ibrahim peygamberin Bâbil'i terketmesi <br>Kur'an-iKerim'de buyuruluyor ki : « (Oradan kurtulan Ibrahim Ben Rabbimegidiyorum. O bana dogru yolu gösterecek » . Böylece Hz. Ibrahim küfürdiyarindan hicret ederek Sam'a gidiyor . Hicret ederken de, « EyRabbimiz, ancak sana tevekkül ettik ve (taatle) sana yöneldik veahirette de dönüsümüz ancak sanadir » diye dua ettikleri Mümtehinesuresinin 4. ayetinde bildirilmistir . Baska bir rivayete göre Harran'a(Filistin) gittigi rivayet edilir . <br><br>2.5. Ibrahim aleyhisselam Misir'da <br>Ibrahimaleyhisselam ordan sonra zevcesi Hz. Sâre ile birlikte Misir'a gitti.Rivayete göre o siralarda 38 yasinda idi. O zamanin Firavunu cok zâlimve cebbâr, Sinan bin Ulvân isimli, Dahhâk'in kardesi olan pek kibirlibirisiydi. Firavun güzel kadinlardan cok hoslanirdi ve güzel bir kadingördü mü hemen onu ne pahasina olursa olsun Haremine alirdi. Kadininkocasi varsa onu öldürürdü. Hz. Sâre cok güzel bir kadin oldugu icin,Firavun veya Melik Ibrahim aleyhisselama zevcesinin kim oldugu hakkindasorunca Ibrahim aleyhisselam Firavun'un Hz. Sâre'ye musallat olmasiniengellemek icin din bakimindan kardesi olduguna niyet ederek : « Kizkardesimdir » dedi. Pek zâlim olan bu hükümdar, Sâre hatunu almakisteyip sarayina cagirtti. Fakat musallat olmak isteyince nefesikesilip, elleri, ayaklari tutmaz oldu. Yere yikilarak debelenmeyebasladi. Allahü Teâlâ Hz. Sâre'yi Firavun'un serrinden koruyup musallatolmasini engelledi. Hükümdar bu durum karsisinda korkusundan Hz.Ibrahim'in zevcesini ona geri yolladi . Hz. Sâre'ye yaklasinca onu cinzannettiginden, yanina bir de Hâcer isimli bir câriye verdi. Böylecebundan kurtulacagini zannetti . Bu olay Ebu Hureyre'nin bildirdigiHadis ile bildirilmistir (bkz. Buhari, Müslim). Tevratta da bu olayinböyle - kücük modifikasyonlarla - gerceklestigi yazmaktadir . Bundansonra Halilürrahman Misir'i terkedip geri Filistine dönüp Sebu' isimliyere yerlesiyor .EDITOR}
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
03-31-2007, 11:20 AM
Mesaj: #6
RE: Peygamberlerimizin tarihi
{EDITOR=2.6. Hz.Ismail <br>Ibrahim aleyhisselam'in Hz. Sâre'den cocuklariolmuyordu. Yaslari da gittikce ilerliyordu. Ibrahim aleyhisselamBâbil'den ayrilirken: «Rabbim ! Bana sâlihlerden olacak bir evlat ver,dedi » diye niyazda bulundu. Hz. Sâre'de bunu cok istiyordu, ama cocuguolmuyordu. Firavun'un kendisine verdigi câriyesi Hz. Hâcer'i azad edipIbrahim aleyhisselama evlenmesi icin verdi ve Hz.Ibahim Hz. Hâcer ileevlendi. Bu evlilikten Hz. Ismail dogdu. Muhammed aleyhisselamin(s.a.v.) nuru Hz. Ismail'in alninda intikal etti. Ibrahim aleyhisselamonu cok sever ve yanindan ayirmazdi. Hz. Sâre nurun kendisine intikaledecegini umuyordu. Bu sebeple Hz. Hâcer'e karsi kalbi gayret hâsiloldu. Ve birgün Ibrahim aleyhisselam'dan Hz. Hâcer ile Hz. Ismail'ibaska bir yere gotürüp birakmasini istedi. Allah'in emriyle Halilallahbu istegi yerine getirdi ve Hacer hatun ile Ismail aleyhisselami(s.a.v.) alip Mekke'ye gotürdü ve onlari orada birakti . Ilerisini Hz.Ismail'in hayatinda anlatacagim. <br><br>2.7. Misafir melekler <br><br>2.7.1. Meleklerin müjdesi <br>Ibrahimpeygamber yasi gittikce ilerliyordu. Bu sirada melekler gelip Ibrahimaleyhisselama bir oglunun dogacagini müjdelediler : « Hem o kullara,Ibrahim'in misafirlerinden haber ver. Hani melekler, Ibrahim'in yaninagirdikleri zaman, "selam" demisler, Ibrahim de onlara: "Biz sizdenkorkuyoruz" demisti. Melekler: "Korkma ! Gercekten biz sana bilgin birogul müjdeliyoruz" dediler » . Rivayete o sirada Hz. Ibrahim 120 ve Hz.Sâre de 99 yasinda idi. Müjdeyi vermek üzere gelen melekler gayet güleryüzlü birer´genc suretinde Ibrahim aleyhisselamin karsisina ciktilar.Bunlarin Cebrail (a.s.), Mikail (a.s.) ve Israfil (a.s.) oldugu Ibn-iAbbas'dan rivayet edilmistir. Cebrail aleyhisselam ile birlikte 7 veya9, veya 10 bir yahut da 12 melegin bulundugu rivayet edilmistir.Melekler bu müjdeyi verdikten sonra Lut kavmini helak etmeye gittiler(genis malumat icin bkz. «Hz.Lut»). Melekler, "Selamunaleyke" deyinceIbrahim aleyhisselam "Aleyküm selam" diyerek mukabelede bulundu. Onlarievinde en iyi yere oturttuktan sonra ikram etmek üzere hemen bir buzagigetirdi. Misafirlerine ikram etti ise de onlar yemedi. Bundan dolayiHz. Ibrahim'in kalbine biraz süphe düstü. O zamanin âdetine göre bireve misafir gelip, ikram edilenden bir sey yerse ondan emin olunurdu;misafir bir sey yemezse onun zarar vermek icin geldigi hükmedilirdi.Ibrahim aleyhisselam tekrar melekleri davet edince, onlar "Biz yemeginücretini vermeden yemeyiz" dediler. Hz. Ibrahim "Bedelini verin deyiyin. Bu yemegin bir ücreti var diye karsilik verdi. Melekler buücreti sorunca, Hz.Ibrahim: « Bismillah ,demek. Sonunda daElhamdülillah, demektir » dedi. Bunun üzerine Hz. Cebrail, Mikailaleyhisselam bakarak : « Bu zât, Allahü Teâlânin dost edinmesine lâyikbir kimsedir » buyurdu. Bu sirada Hz. Sâre perde arkasinda duruyordu.Meleklerin müjdesi üzerine: «(Ibrahim'in karisi:) Olacak sey degil !Ben bir kocakari, bu kocam da bir ihtiyar iken cocuk mu doguracagim ?Bu gercekten sasilacak sey ! dedi » dedi. Âyet-i kerimede onun icin «Dâhiket » buyrulmustur. Bu kelime hem gülmek, hem de hayz oldu manasinagelmektedir. Cumhur'a göre gülme manasinda kullanilirsa da Ikrime veMücahit'e göre hayz oldu anlamindadir bu kelime. Ayrica gülmesihakkinda da degisik rivayetler vardir. Meleklerin korkma demesi üzerineIbrahim aleyhisselamin korkusunun gitmesi icin gülmüstür. Bir baskarivayete göre Ishak aleyhisselamin müjde verilmesi hakkinda elleriniyüzüne kapayip gülmüstür. Cünkü kendisi cok yaslanmisti ve bir cocukdogurmanin ihtimali sifirdi o yasta. Hz. Ibrahim de yukaridabelirttigimiz gibi 120 yasina gelmisti. Diger bir rivayete göre,ellerini yüzüne kapamasi, yasliliginda hayz görmesinden ve bununfarkina varmayip hâyasi sebebiyle utanmasindan ileri geldigibildirilmistir. Hz. Sâre'nin bu sözlerine karsilik melekler " SenAllahü Teâlânin emrine mi, takdirine mi sasiyorsun" dediler ve Ibrahimaleyhisselamin cikip Lut kavmi'nin ikamet ettigi yere gittiler .Yahudiler Ibrahim aleyhisselamin misafirleri hakkinda baska bir beyânatvermektedirler. Onlara göre Hz. Ibrahim'e melekler degil, bizzat -tövbe hâsaa - Allah gelmistir. Yanina da bazi melekler almis, güya . Veonlara göre misafirler Hz. Ibrahim ile beraber yemek yemisler. <br><br>2.7.2. Ishak aleyhisselamin dogumu <br>Meleklerin haberinden 1 sene sonra Hz. Ishak dogdu . Ileride Hz. Ishak hakkinda mâlumat verecegim. <br><br>2.8. Hz. Ibrahim'in Mekke'ye yolculugu <br><br>2.8.1. Ibrahim aleyhisselam Mekke'de <br>Ismailaleyhisselam büyüyüp genclik cagina girmisti. Cürhümilerden Arapcaögrenmis ve onlar arasinda yüksek makama erismisti. O Cürhümilerden birkiz ile evlendi. Bu sirada ise Hâcer aleyhisselam vefat etmisti. Osirada Hâcer hatun 99 yasinda idi ve Kâbe'nin bitisiginde bir yer olanve Hicr denilen yere defn edildi . Ibrahim aleyhisselam bir gün oglunuziyaret etmek üzere Sam'dan Mekke'ye dogru yola cikti. Hz. Ismail'inevine varinca oglu yiyecek temin etmek icin evde yoktu. Ibrahimaleyhisselam Hz. Ismail'in hanimindan mali durumlarini sorunca, hanimihallerinden sikâyetci oldu. Giderken de ogluna söylemesi icin tenbihtebulundu: " Kocan geldiginde benden selam söyle, kapisinin esiginidegistirsin" ve oradan ayrildi ve evine geri döndü. Ismail alehisselameve gelip bunu duyunca, olayi anladi ve hanimindan ayrildi. Baska birkadinla evlendi. Ibrahim aleyhisselam bir müddet sonra Mekke'ye yinegidince oglu yine evde bulunmuyordu. Bu sefer Hz. Ismail'in haniminaayni soruyu sordu. O da cevaben: " Biz hayir ve saadet icindeyiz "dedi. Ne yiyip ictiklerini sorunca da, "Et yiyip, zemzem iciyoruz"dedi. Bunun üzerine Halilallah: " Yâ Rabbi ! Bunlarin etlerini vesularini mübarek kil, bereket ihsân eyle " diye dua etti ve oradan geriSam'a döndü. Ibn-i Abbas'in rivayet ettigi bir hadiste Pegamberimiz(s.a.v.) buyurdu ki:«Ibrahim (a.s.) zamaninda Mekke civarinda hububatbilinmiyordu. Av etiyle gidalanilirdi. Eger o zaman hububat mâlumolsaydi, Ibrahim (a.s.) hububat hakkinda dua ederdi » . Ibn-i Abbas buHadis hakkinda buyurdu ki: " Ibrahim aleyhisselamin bu duasininbereketiyle Mekke sicak olmasina ragmen, et ile su, burada digeryerlere nazaran insanlara daha faydalidir " . <br><br>2.8.2. Kâbe'nin insasi <br>Günlerdenbir günde Allahü Teâlâ haliline Kâbe-i Muazzamayi yapmasini emreyledi.Kâbe'nin insasi hakkinda iki rivayet vardir : Melekler Allah-i Zisaninemriyle binâ ettiler; Adem aleyhisselam melekler ile birlikte insaetti. Bunun üzerine Ibrahim aleyhisselam yeniden Mekke'ye dogru yolacikti. Mekke'de oglu Ismail aleyhisselami zemzem kuyusu basinda buldu.Allah'in emrini ona da söyledi ve Ismail aleyhisselam ona yardimedecegini ekledi. Kâbe'nin nereye yapacagini bilmedigi icin, birrivayete göre Cebrail aleyhisselam Kâbe'nin su andaki yerini gösterdi.Ilkönce temeli kazmaya basladilar ve Adem aleyhisselam zamanindakitemeli buldular. Ayni temel üzerine Kâbe'yi insa ettiler. Hz. Ibrahimoglunun getirdigi taslarla, Cebrail aleyhisselamin târifine uyarakKâbe'yi yapiyordu. Nihayet Kâbe'nin duvarlari yükseldi ve yukariya tasyetisemez oldu. Bundan dolayi büyük bir tas getirdiler ve Ibrahimaleyhisselam bu tasa basarak duvar örmeye basladi. Mübarek ayaginin izicikan bu tasa da Makâm-i Ibrahim denilir. Kâbe de tavaf namazi bu tasinbulundugu yer olan Makâm-i Ibrahim'de kilinir . Kâbe tamamlanincaIbrahim aleyhisselam ogluna: " Ey Ismail ! Iyi bir tas getir ki,hacilara isaret olsun" buyurdu. Ismail aleyhisselam bir tas getirdi isede Hz. Ibrahim daha iyi bir tas istedi. Bunun üzerine, Ebu Kubeysdagindan: " Cebrail aleyhisselam tûfanda bana bir tas emanet etti. Gelonu al ! " diye bir ses isitti. Hemen Ebu Kubeys dagindanHacer-ül-esved tasi alinip, Kâbe'deki yerine kondu . Kâbe insaedildikten sonra Ibrahim aleyhisselam, Allah'in: « Insanlar arasindahacci ilân et ki, gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelenyorgun argin develer üzerinde (...) tavaf icin Kâbe'ye gelsinler »emriyle, yüzünü Yemen tarafina cevirip: " Ey insanlar ! Allahü Teâlâbir ev bina ettirdi ve bu evi ziyaret etminizi emreyledi. Geliniz,Kâbe'yi ziyaret ediniz " diye seslendi. Allahü Teâlâ da sesini bütündünyaya duyurdu. Insanlar bu sesi duyunca: « Lebbeyk Allahümme Lebbeyk" diye cevap verdiler. O zaman, ana rahminde ve baba sulbünde olan nekadar hacca gidecek varsa « Lebbeyk » dediler. Bir defa gidecek olanbir kere, iki defa gidecek olan iki kere ve daha fazla gidecekmiktarina göre cevap verdiler . Kâbe'nin insasindan sonra Ibrahimaleyhisselam Sam'a dönüyor ve bütün aile efradini alip Hac ediyor. <br><br>2.8.3. Kâbe hakkinda bilgiler <br>Kâbe-iMuazzama, Mescid-i Haram'in ortasinda, dört köse tastan bir oda olup,17 m yüksekliktedir. Kuzey duvari 8,8 m, güney duvari 7 m, dogu duvari11,9 m, bati duvari da 12,8 m genisliktedir. Dogu ve güney duvarlariarasindaki kösede Hâcer-ül-esved tasi bulunmaktadir. Kâbe'nin doguduvarinda bir kapi vardir. Kapi yerden 1,7 m yükseklikte, eni 1,7 m veboyu 2,7 m'dir. Kâbe'nin dört kösesine Rükn denir. Sam'a dogru olanaRükn-i Sâmi, Bagdat'a olana Rükn-i Irâki, Yemen tarafina olana Rükn-iYemâni ve dördüncü köseye de Rükn-i Hacer-ül-esved denir . <br><br>2.9. Hz. Ibrahim aleyhisselamin duasi <br><br>2.9.1. Ibrahim aleyhisselamin iki dualari <br><br>2.9.1.1. Halilallah'in Kur'andaki duasi <br>Kâbe'yitamamladiktan sonra Ibrahim aleyhisselamin dua ettigi Kur'an-i Kerim'dezikredilmektedir :«Hatirla ki Ibrahim söyle demisti: Rabbim ! Bu sehri(Mekke'yi) emniyetli kil, beni ve ogullarini putlara tapmaktan uzaktut. Cünkü onlar (putlar) insanlarin bircogunun sapmasina sebepoldular, Rabbim. Simdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karsigelirse, artik sen gercekten cok bagislayan, pek esirgeyensin . EyRabbimiz! Ey sâhibimiz! Namazi dosdogru kilmalari icin ben, neslimdenbir kismini senin Beyt-i Harem'inin (Kâbe'nin) yaninda, ziraatyapilmayan bir vâdiye yerlestirdim. Artik sen de insanlardan birkisminin gönüllerini olara meyledici kil ve meyvelerden bunlara rizikver! Umulur ki bu nimetlere sükrederler. Ey Rabbimiz! Süphesiz ki senbizim gizleyecegimizi de aciklayacagimizi da bilirsin. Cünkü ne yerdene de gökte hicbir sey Allah'a gizli kalmaz. Ihtiyar halimde banaIsmail'i ve Ishak'i lutfeden Allah'a hamdolsun! Süphesiz Rabbim duayiisitendir. Ey Rabbim! Beni soyumdan gelecekleri namazi devamlikilanlardan eyle; ey Rabbimiz! duami kabul et! Ey Rabbimiz! (Amellerin)hesap olunacagi gün beni, ana-babami ve müminleri bagisla ! » . <br><br>2.9.1.2. Hz.Ibrahim'in ikinci duasi <br>Ibrahimaleyhisselamin diger duasi hakkinda da Imam-i Gâzâli mâlumat veriyor: "Ibrahim aleyhisselam sabahladigi vakit söyle buyuruyordu: « EyAllah'im. Bu gün yepeyeni bir yaratilistir. Binâenaleyh bugünü tâatinlebenim icin ac, magfiret ve rizanla kapat! Bugün de bana nezdinde kabulolunacak haseneyi ihsan eyle. O haseneyi gelistir ve benim icin onu katkat artir. Ve bugünde islemis oldugum günahlari benim icin affeyle.Cünkü bolca affeden ve her nimeti kullarina ihsanda bulunan, kullarinisiddetle seven, daha istemeden evvel onlarin isteklerini bilip takdireden sensi » . Râvi diyor ki: Bir kimse Hz. Ibrahim'in duâsiylasabahladigi takdirde o günün sükrünü edâ etmis sayilir . <br><br>2.9.2. Ibrahim aleyhiselamin babasi icin duasi <br>Kur'an-iKerim'den bize nakledildigine göre Ibrahim peygamber babasi icin Allahtarafindan istigfâr dilemistir. Mucizât-i Kur'an-iyenin Tevbe suresinin-113. âyetin mukabili olarak - 114. âyetinde: «Ibrahim'in babasi icinaf dilemesi, sadece ona verdigi sözden dolayi idi. Ne var ki, onunAllah'in düsmani oldugu kendisine belli olunca, ondan uzaklasti.Süphesiz ki Ibrahim cok yumusak huylu ve pek sabirli idi» . Ibrahimaleyhisselam babasina kendisinin affi icin Allah'a dua edecegine dairsöz vermis ve onun Allah tarafindan affini dilemisti. Fakat babasininAllah düsmani oldugunu anlayinca dua etmeyi birakti . Peygamberimiz(S.A.V.) de amcasi Ebu Tâlip icin Allah'tan magfiret dilemek istemis,bunun üzerine Tevbe sure-i serif'in 113. âyeti inmisti. <br><br>3. Halilallah'in vefati <br>Hz.Sâre yasinda ölmüstü. Allah'in dostu da Kudüs'de ikâmet etmekteydi. Birgün evden gelince evinde birisinin oldugunu gördü. Bu misafir Azrailaleyhisselam idi. Ibrahim aleyhisselam :'Seni iceriye kim birakti'dedi. O da:'Buranin sahibi' diye cevap verince, Halilallah:'Buraninsâhibi benim ve ben seni iceriye birakmadim' dedi. Azrailaleyhisselamin: 'Beni buraya buranin ve her seyin sahibi birakti'demesi üzerine Ibrahim aleyhisselam bu misafirin bir melek oldugunuanladi. Kimsin diye sordu ve Azrâil aleyhisselamin oldugunu ögrendi.Ibrahim aleyhisselam ona: "Ziyârete mi geldin ? Ruhumu almaya mi ?"buyurdu."Eger izin verirsen ruhunu almaya!" diye cevap verdi. Hz.Ibrahim de : "Dost dostun canini alir mi ?" deyince, "Yâ Ibrahim bunuAllah'a sorayim" buyurdu. Azrâil aleyhisselam hemen gidip geldi veAllahü Teâlâ: " Dost dosta kavusmak istemez mi ?" buyurdu dedi.Halilallah bunu isitince: "Cabuk gel kardesim, hemen canimi cânânakavustur, benim icin bundan daha büyük bir müjde olamaz" buyurdu veruhunu teslim etti . Ibrahim aleyhisselam Kudüs civarinda Habrunkasabasinda bir magaraya defn edildi. Bu kasaba Halilürrahman olarakbilinmektedir . En meshur camisi de « Halilürrahaman » camisidir. Suanda Israilogullarinin elinde bulunup Hebron olarak bilinmektedirEDITOR}
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
03-31-2007, 11:21 AM
Mesaj: #7
RE: Peygamberlerimizin tarihi
{EDITOR=Hz. SUAYB (a.s) <br><br>Kur'an'da adi geçen peygamberlerden. Medyen veEyke halkina peygamber olarak gönderildi. Bu iki ülkede ayri ayrimücadelede bulundu. Bu iki toplumla yaptigi mücadelesi, çesitliayetlerde geçmektedir. <br>Medyen ve Eyke, daglik ve ormanlik olan ikiülke idi. Medyen topraklari, Hicaz'in kuzey batisinda, oradanKizildeniz'in dogu sahiline, güney Filistin'e, Akabe Körfezi'ne ve SinaYarimadasi'nin bir bölümüne kadar uzanan bölgelerde yer alir. <br><br>Kur'an'inMedyen halki hakkinda anlattiklarinin önemini kavramak için, buinsanlarin, Hz. ibrahim'in üçüncü hanimi Katurah'tan olma ogluMidyan'in soyundan geldikleri iddialarina dikkat edilmelidir. Dogrudandogruya onun neslinden gelmemis olduklari halde, tümü onun soyundanolduklarini iddia etmislerdir. Çünkü eski bir gelenege göre, büyük birzata bagli olan herkes, daha sonra yavas yavas onun torunlari arasindasayilmaya baslanirdi. Nitekim Hz. ismail'in (a.s) soyundan gelmemesineragmen bütün Araplara "ismailogullari" denmistir. Hz. Yakub (a.s)'insoyu (israilogullari) için de durum aynidir. Ayni sekilde, Hz. ibrahim(a.s)'in çocuklarindan biri olan Midyan'in etkisi altina giren tümbölge halkina Bena Medyen (Medyenogullari) ve onlarin oturdugu yerlerede, Medyen bölgesi dendi (ez-Zirikl, Kâmûsû'l-A'Iâm, VI, 4244; Yakutel-Hamev, Mu'cemü'l-Büldan, Beyrut 1956, V, 77). <br><br>Suayb (a.s),Hz. ibrahim'in torunlarindan Mikâil'in ogludur. Annesi ise Hz. Lut'unkizidir (et-Taber, Tarih, Misir 1326,I, 167; es-Sa'leb, el-Arâis, Misir1951, s. 164; M. Asim Köksal, Peygamberler Tarihi, Ankara 1990, I,327). <br><br>Yüce Allah'tan Suayb (a.s)'a kitab veya sahifegönderilmedi. O, Âdem, sit, idris, Nuh ve ibrahim'e indirilensahifeleri okudu ve onlarla tebligde bulundu (Ibn Asakir, Tarih, Beyrut1979, VI, 322). <br><br>Suayb (a.s) büyük bir hatipti. insanlari güzelsöz ve nasihatlarla aydinlatmaya çalisti. Dolayisiyla ona peygamberlerhatibi denilmistir (ez-Zemahserî, el-Kessâf, Kahire 1977, II, 118). <br><br>Suayb(a.s) ayni zamanda Musa (a.s)'in kayinpederi idi. Kizi Safura'yi Musa(a.s) ile evlendirmisti (ibnü'lEsir, el-Kâmil, Beyrut 1965, 177). <br><br>Suayb (a.s)'in Peygamber olarak Medyen'e gönderilmesi ve Medyenlilerle mücadelesi, Kur'an'da söyle bildirilir: <br><br>"Medyen'ede kardesleri suayb'i (gönderdik). Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kullukedin, sizin ondan baska ilahiniz yoktur. Size Rabbinizden açik birdelil geldi. Ölçüyü ve tartiyi tam yapin, insanlarin esyalarini eksikvermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayin. Egerinanan (insan)lar iseniz böylesi sizin için daha iyidir!... Ve heryolun basina oturup da tehdit ederek insanlari Allah yolundan çevirmegeve O (Allah yolu)nu egriltmeye çalismayin. Düsünün siz az idiniz, Osizi çogaltti ve bakin bozguncularin sonu nasil oldu!... Eger içinizdenbir kismi benimle gönderilene inanmis, bir kismi da inanmamis ise,Allah aramizda hükmedinceye kadar sabredin. O, hükmedenlerin eniyisidir" (el-A'raf, 7/85,86,87). <br><br>Görülüyor ki Suayb (a.s)onlari Allah'a kulluk etmeye, insan haklarina saygili olmaya, her türlübozgunculuktan uzak durmaya ve bu yolda sabirla hareket etmeye davetediyordu. Fakat Medyen halki Suayb (a.s)'in nasihatlarini dinlemedilerve kötü hareketlerinde daha ileri gittiler. Onlarin bu isyan vesapkinliklari, Kur'an'da söyle haber verilir. <br><br>"Dediler ki: EySuayb, senin söylediklerinden çogunu anlamiyoruz, biz seni içimizdezayif görüyoruz. Kabilen olmasaydi, seni mutlaka taslarla(öldürür)dük!Senin bize karsi hiç bir üstünlügün yoktur!" (Hd 11/91). <br><br>Suayb (a.s) onlarin bu taskinliklarina karsi nasihat ediyor ve onlari büyük bir azap ile kokutuyordu: <br><br>(Suaybonlara de ki): Ey kavmim, size göre kabilem Allah'tan daha mi üstün ki,O'nu arkaniza atip unuttunuz? süphesiz Rabbim, yaptiklarinizikusaticidir. (Ondan bir sey gizli kalmaz.) <br><br>Ey kavmim,oldugunuz yerde (yaptiginizi) yapin, ben de yapiyorum. Yakinda kimeazabin gelip kendisini rezil edecegini ve kimin yalanci oldugunubileceksiniz. Gözetin, ben de sizinle beraber gözetmekteyim."(Hd,11/92-93) <br><br>Her türlü mücadelede, teblig ve nasihate ragmen,Allah'in emirlerini dinlemeyen, zulüm, taskinlik ve kötülükte israreden Medyen halki, azabi hak etmisti: Derken o (müthis) sarsinti onlariyakalayiverdi, yurtlarinda diz üstü çöke kaldilar. suayb'iyalanlayanlar, sanki yurtlarinda hiç oturmamis gibi oldular. suayb'iyalanlayanlar... iste ziyana ugrayanlar, onlar oldular" (el-A'raf,7/91-92). <br><br>Medyen halki, kfirlerin kaçinilmaz sonu olan azabamaruz kaldiktan sonra Suayb (a.s) onlara acimisti. Bu durum, Ku'an'dasöyle bildirilir: <br><br>(Suayb), onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: Eykavmim, ben size Rabbimin gönderdigi gerçekleri duyurdum ve size ögütverdim. Artik kâfir bir kavme nasil acirim!.." (el-A'raf, 7/93) <br><br>Bunagöre, Allah'in emirlerini dinlememede israr eden ve bunun neticesindeAllah'in azabi ile cezalandirilanlara acimamak gerekir. Çünkü bu cezayihak etmis oluyorlar. <br><br>Suayb (a.s) Medyenlilerle beraber, Eykehalkina da peygamber olarak gönderilmisti. Onlarla da önemlimücadelelerde bulundu. Onlarla olan mücadelesi ve onlarin isyankârligi,Kur'an'da söyle özetlenmektedir. <br><br>Gerçekten Eyke halki da zalim kimselerdi" (el-Hasr, 15/78). <br><br>Eykehalki da gönderilen elçileri yalanladi. Suayb, onlara demisti ki:(Allah'in azabindan) korunmaz misiniz? Ben size gönderilen güvenilirbir elçiyim. Artik Allah'tan korkun ve bana itaat edin. Ben sizden bunakarsi bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalniz alemlerin rabbineaittir. Ölçüyü tam yapin, eksiltenlerden olmayin. Dogru terazi iletartin. insanlarin haklarini kismayin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparakkarisiklik çikarmayin, Sizi ve önceki nesilleri yaratan(Allah)tankorkun" (es-suar, 26/176,177,178,179,180,181,182,183,184). <br><br>Eykeliler,Suayb (a.s)'in telkinlerine karsi ters hareket ettiler. Söz dinlemeyipisyanda bulundular. Hatta, Suayb (a.s)'a hakaret ettiler. Onlarin buisyani, Kur'an'da söyle dile getirilir: <br><br>"Dediler: Sen iyicebüyülenmislerdensin. Sen de bizim gibi bir insansin, biz seni mutlakayalancilardan saniyoruz" (es-suarâ, 26/185, 186) . <br><br>Eykelilerbununla bile yetinmediler. Azab isteyecek kadar, ileri gittiler: "Egerdogrulardansan, o halde üzerimize gökten parçalar düsür" (es-suarâ,26/187) diyerek Suayb (a.s)'a meydan okudular. Suayb (a.s) onlara söylecevap verdi: "Rabbim, yaptiginizi daha iyi bilir" (es-suara, 26/188).Yüce Allah da, onlara verilen azabi, söyle haber veriyor: "O'nuyalanladilar. Nihâyet o gölge gününün azabi, kendilerini yakaladi.Gerçekten o, büyük bir günün azabi idi. Muhakkak ki, bunda bir ibretvardir. Ama yine çoklari inanmazlar" (es-suarâ, 26/189, 190). <br><br>Ayettesöz konusu olan "gölge gününün azabi" hakkinda, müfessirler söyle biraçiklamada bulunuyorlar: Eykeliler azab isteyince, günes yedi günmüthis bir sicakligi yaydi. O sirada gökyüzünde bir bulut belirdi veserin bir rüzgar esti. Eyke'liler bulutun gölgesinde toplandilar.Birden o buluttan bir ates indi ve Eyke halki yeryüzünden silindi(el-Beydav, Envaru't-Tenzl, Misir 1955, II, 84). <br><br>Medyen veEyke halki Hz. suayb'i dinlemediler ve bunun neticesinde, yukaridasunulan âyetlerde ifâde edildigi gibi helâk oldular. Allah'idinlememenin, peygambere uymamanin ve yanlis yollara sapmanin cezasinibuldular. Suayb (a.s), kendisine uyanlarla birlikte Mekke'ye gidipyerlesti. <br><br>Orta boylu, bugday benizli biri olan Suayb (a.s),hayatinin sonuna dogru gözlerini kaybetmisti, amâ olarak yasiyordu.Mekke'de vefât etti. Türbesinin, Kâbe'nin batisinda, Darünnedve ileBenu Semh kapisinin arasinda oldugu rivâyet edilir (et-Taberî, Tarih,Misir 1326, I, 167; Ibn Kuteybe, Kitabü'l-Maârif, Beyrut 1970, s. 19:Ibn Asakir, Tarih, Beyrut, 1979, VI, 322).EDITOR}
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
03-31-2007, 11:22 AM
Mesaj: #8
RE: Peygamberlerimizin tarihi
{EDITOR=HZ. IDRIS (S.A.) <br><br>Hz. Idris, Hz. Sit aleyhisselamintorunlarindan bir peygamberdir. Kendisine 30 suhuf kitap verildi. Asiladi Ahnuh' (Hanuh) dur. Kur'an-i Kerimde, cok kitap okudugu icin onaIdris lakabi verilmistir. Ayrica, kendisine peygamberlik, hikmet vesultanlik verildigi icin « müselles bin ni'me » (kendisine 3 nimetverilen ) de denilmistir. Idris aleyhisselam'in Babil veya Misir'daMünif'de dogup yasadigi rivayet edilmistir. Babasinin ismi Yerd'dir.Annesinin ismi Berre veya Esvet'tir. Kendisi Adem aleyhisselaminaltinci göbekten torunudur. Adem (a.s) kadar olan nesebi söyledir:Idris (a.s) - Yerd - Mehlail - Kinan - Enus - Sit (a.s) - Adem (a.s).Idris aleyhisselamin pek cok evladi olmustur. Bunlardan en meshuruMetüselah'dir, cünkü Resulullah efendimizin nuru Idris aleyhisselamdansonra ona gecmistir. Adem aleyhisselam'in oglu Kabil'in evladindan olanbir topluma peygamber gönderilmistir. Cebrail aleyhisselam 4 defa gelipona Allah'in emir ve yasaklarini bildirmistir. Idris aleyhisselaminbunlari insanlara 105 veya 120 sene bildirdigi rivayet edilmistir.Kendisine verilen bircok mucizelerden bazilari, agaclarda ne kadaryaprak oldugunu bilmesi, havadaki bulutlara cekilmeleri icin emirverebilmesi ve kendisinden sonra gelecek olan peygamberleri habervermesi idi. Insanlara peygamberimizin vasiflarini ve kendisinden sonravukuu bulacak olan Nuh tufanini anlatmistir. Ama ne yazik ki kendisinecok az kisi itaat etmistir. Idris aleyhisselam 72 dil konusurdu ve herkavmi hak dine kendi dili ile davet etmistir. Kendisi 100 sehirkurmustur. Insanlara cok ilimler ögretmistir. Bunlardan bazilari fen,tip, astronomi ve daha nice ince ve derin ilimleri anlatti. Kendisikalem ile yazan ve igne ile diken (bunun icin ona terzilerin piri dedenilmistir) ilk insandir. Bunlar tabiiki Allah'in ona bir ihsanidir.Yeryüzünün meskun (yerlesilmis) yerlerini 4 bölgeye ayirip her birisinebir vekil tayin etmistir. Bir müddet sonra Asure gününde gögekaldirildi: « Kitapta Idris'i de an. Hakikaten o, pek dogru bir insan,bir peygamberdi .Onu üstün bir makama yücelttik » (El-Meryem, 56-57) .Bir rivayete göre eski Yunanlilar ve daha sonra gelen feylozoflar,fizik, kimya, ve tip ilimlerini Idris aleyhisselamin kitaplarindanalmistir. Idris aleyhisselam hakkinda 4 ayet (Meryem; 56-57/Enbiya85-86) inmistir. Allahü Teala mübarek Kur'an-i Kerim'de: « Ismail'i,Idris'i ve Zülkif'i de (yadet). Hepsi de sabreden kimselerdendi. Onlarirahmetimize kabul ettik. Onlar hakikaten iyi kimselerdi » (El-Enbiya,85-86) buyurmustur. (yadet'mek: anmak, adini anmak, hatira getirmek,hatirlamak, M.K.). Peygamberimiz Muhammed sallallahu (a.s.) de birhadis-i serifinde: « Ben (Mirac gecesinde) dördüncü kat semada (gökte)Idris (peygamber) ile karsilastim. Cibril bana:" Bu gördügün Idris'dir.Ona selam ver" dedi. Ben de ona selam verdim. O da benim selamima cevapverdi. Sonra bana:" Merhaba salih kardes, salih peygamber" dedi »buyurmustur. (Buhari, MüslimEDITOR}
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
03-31-2007, 11:23 AM
Mesaj: #9
RE: Peygamberlerimizin tarihi
{EDITOR=<div class="post">Hz. ILYAS (a.s) <br><br>Kur'an-iKerîm'de ismi geçen peygamberlerden biri. Hz. Musa (a.s)'dan sonragelen nesebi Hz. Harun (a.s)'a dayandigi rivayet edilen birisrailogullari Peygamberi. <br>Hz. Musa'dan sonra israilogullarininçesitli boylari. sam civarina yerlesmistir. sam bölgesindeki "Bek"sehrine yerlesen ve zamanla Allah'a isyan ederek haddi asan bir Benuisrail kabilesine Hz. ilyas (a.s)'in gönderildigi rivayet edilmektedir.ilyas (a.s) Kur'an-i Kerîm'de iki degisik sûrede anilmistir. Bir yerdediger Peygamberler ile birlikte ismi geçmistir: "(ibrahim'e) Zekeriya,Yahya, isa ve ilyas'i da bagisladik. Hepsi salihlerdendi" (el-Enbiya,21/85). Diger sûrede ise ilyas (a.s)'in kissasi özetle anlatilmistir.Musa ve Harun (a.s)'dan bahsedilmis, onlarin Allah'in salih kullarioldugu anlatildiktan sonra ilyas (a.s)'in kissasina geçilmistir:"Muhakkak ilyas da peygamberlerdendi" (es-Sâffat, 37/123). Bu ayet-ikerime ilyas (a.s)'in etrafinda Yahudiler ve Hristiyanlar tarafindanolusturulmus olan efsanevî kimligi aralamakta, onun Allah'in digerPeygamberleri gibi bir peygamber oldugunu anlatmaktadir. Buhârî,Kitâbu'l-Enbiyâ bölümünde ilyas (a.s) için bir bab açmis ve onunkissasini anlatan es-Sâffât suresindeki ayetleri bu babda zikretmistir.ibn Mes'ûd ve ibn Abbas'in rivayetine göre Hz. ilyas ile idris (a.s)ayni sahistir (Buhârî, Enbiyâ, 4). idris (a.s) da Nuh (a.s)'inbabasinin dedesidir (Buhâri, Enbiyâ, 5). <br><br>Ilyas (a.s) Peygamberolarak gönderildigi insanlari dine davet etmistir: "(Hz. ilyas)milletine: "Allah'a karsi gelmekten sakinmaz misiniz? Yaratanlarin eniyisi olan, sizin de Rabbiniz önceki babalarinizin da Rabbi bulunanAllah'i birakip da Ba'l putuna mi taparsiniz?" demisti (es-Sâffât,37/124-126). <br><br>Ayet-i Kerime'de geçen "Ba'l" o kavmin tapindigiputun ismidir. Oturdugu sehirlerinin ismi "Bek" olan bu halkin,tapindiklari puttan dolayi sehirlerinin isminin "Ba'lebek" oldugurivayet edilmektedir. <br><br>Rivayete göre Hz. ilyas israilogullarinaHizkil (a.s)'dan sonra gönderilmistir. insanlari Allah'a imana çagiranHz. ilyas, kavminin Ba'l putuna tapmamasini emretmistir. O bölgeninkrali önce iman etmesine ragmen daha sonra irtidat ederek Hz. ilyas(a.s)'i öldürmeye kalkmistir. Hz. ilyas yedi sene kadar daglardabayirlarda dolasmis, insanlari Tevrat'in emirlerine davet etmis, imanetmemeleri üzerine, o beldeye üç yil hiç yagmur düsmemistir. Daha sonraHz. ilyas'in duasiyla yagmur yagmasina ragmen yine ilyas (a.s)'a imanetmemislerdir. Kendisinden sonraki Benûisrail PeygamberlerindenKur'an'da ismi zikredilen Elyas'a (a.s)'i Hz. ilyas yetistirmistir.Rivayete göre kavminin imansizligina kizan ilyas (a.s), AllahuTeâlâ'dan kendisini gökyüzüne kaldirmasi için dua etmis, bunun üzerinebelirlenen bir yerde yaninda Elyas'a (a.s) da varken gökten gelen atesgibi bir ata binip havalanmis, nübüvvet simgesi olarak da asagida kalanElyas'a hirkasini atmis ve semâya refedilmistir. <br><br>Ancak surasiunutulmamalidir ki bu rivayetler israilogullarinin Tevrat kökenlirivayetleridir. isin dogrusunu en iyi Allah bilir (ibn Kesîr, Tefsiru'lKur'ani'l Azîm, VII, 31). Hz. ilyas (a.s)'in, Hizir (a.s) ile yilda birkez bulustuguna inanilir, halk arasinda bu bulusma Hizir ilyas(Hidrellez*) seklinde simgelenmistir. </div> <table style="table-layout: fixed;" border="0" width="100%"><tbody><tr><td colspan="2" class="smalltext" width="100%"> <br></td></tr></tbody></table>EDITOR}
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
03-31-2007, 11:23 AM
Mesaj: #10
RE: Peygamberlerimizin tarihi
{EDITOR=HZ. EYYÛB (a.s.) <br><br>Hz. Ibrahim soyundan gelen bir peygamber. <br>Eyyûb(a.s.)'dan Kur'an'da dört yerde bahsedilir ve sabir örnegi olaraktakdim edilir (en-Nisâ, 4/163; el-En'âm, 6/84; el-Enbiyâ, 21/83; Sâd,38/41). Tevrat'ta da "Eyûb" adiyla müstakil bir kitap, Hz. Eyyûb'unkissasina tahsis edilmistir. <br><br>Islâm kaynaklarina göre Havrânbölgesinde yasayan ve çok zengin olup, sayisiz mali-mülkü, birçok oglukizi bulunan Eyyûb (a.s.), kendi toplumuna peygamber olarakgönderilmistir. Sabah-aksam ümmeti ve Allah'a ibâdetle mesgul olan Hz.Eyyûb, Rabbinin bir imtihânina mârûz kalmis, bütün servetini,çocuklarini kaybettigi gibi seytanin kendisine musallat olmasineticesinde kalbi ve dili hâriç bütün vücudunda çibanlar çikmis,iltihapli yaralar açilmis, yaralarina kurtlar dolmus ve vücudu bozulupkokmaya baslamisti. Bu durumda kocasina hizmete sebât eden esi "Rahmet"hariç hiç kimse onun yanina yanasmadigindan cemiyetten çekilmekmecburiyetinde kalmis, fakat hiçbir zaman sabrini ve Cenâb-i Hakk'abagliligini kaybetmemistir. Farkli rivâyetlere göre 3, 7, 13 veya 18sene gibi epey uzun süren bu sikintili dönemden sonra sabriyla imtihânikazanan Eyyûb (a.s.) Cenâb-i Hakk'in lütfu ve emriyle ayagini yerevurmus, fiskiran su kaynagindan yikanip içerek eski sihhati vegüzelligine kavusmustur. Ayrica kendisine yeniden birçok servet veçocuk da ihsân edilmistir. <br><br>Genellikle kabul edildigine göre buimtihana ugradigi sirada yetmis yasinda olan Hz. Eyyûb, sifâ bulduktansonra yirmi yil daha yasamis, diger bazi rivâyetlere göre isehastaligindan önceki kadar daha ömür sürmüstür. Kendisinden sonra Bisradindaki bir oglu, kavmine peygamberlik yapmistir.EDITOR}
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
[ Etiketler: peygamberlerimizin | tarihi ]
Konuyu Gönder  Mesaj önizleme 


Foruma Git:

Hosting Hizmetleri
chat , TerkediLenLer , mirc , aşk şiirleri , sohbet , msn nickleri , msn hack , msn space Msn Nickleri msn nickleri