Forumumuzu Msn Nickleri için mi ziyaret ettiniz? Kısa yoldan buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. »
Ulu Camii: Bugün şehrin merkezi olan Ekmekçi mahallesindedir. Yapılış tarihi kesin bilinmemekle beraber, yazılı olmayan kaynaklara göre Zülkadiroğlu Alaüddevle tarafından yaptırılmıştır. Üzerindeki kitabe de bunu doğrulamaktadır. Kitabeden Sultan Kansu Gavri zamanında hicri 907 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca caminin güney sağ kısmındaki diş duvarlarında bulunan iki orijinal pencere demirlerinden ikincisi üzerinde okunamayan iki tane kitabe bulunmaktadır. Mihrap, minare ve minberi orijinaldir. Ahsapgül ağacından sedef kakmalı minber Muhsin Ali adli usta tarafından onarılmıştır. Minber kapısı üzerinde bulunan kitabede Kelime-i Tevhid La ilahe illallah Muhammenden Resulullah ve altta da "El emin be imaresi Alauddevle Bin Süleyman" yazılıdır. Cami ahşap çatılı olup, sonradan bir de aydınlık kısmı eklenmiştir. Eskiden düz toprak damlı olduğu, halk tarafından söylenir. Haznedarlı Camii: Şehrin güneydoğusunda Duraklı mahallesinde yüksek bir tepe üzerindedir. Şehrin en eski camilerinden olup bugün sekiz dönümlük arazisi üzerinde harap olup gitmektedir. Alaüddevle Bey'in hazinedarı adına yapıldığı için bu adı almıştır. Hangi devre ait olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak iç mekandaki kapının yay kemeri üzerinde hicri 1144 rakamı okunabilmektedir. Hatuniye Camii: Yavuz Selim'in büyükannesi, Alaüddevle Bey'in karısı Semsi Sultan adına inşa ettirilmiş olan cami Kurtuluş mahallesindedir. 14. yy. da yapıldığı ihtimali kuvvetlidir. Dikdörtgen bir plana sahip olan caminin düz çatı ile örtülü son cemaat yerinin sol tarafından basık bir kapı ile türbeye girilir. Türbe de dikdörtgen planlı olup, üzeri sivri tonozlu örtülüdür. Türbede Semsi hatuna ve oğluna ait olduğu tahmin edilen iki mezar bulunmaktadır. İklime Hatun Mescidi: Kurtuluş Mahallesinde Alauddevle'nin kızı İklime Hatun adına yapılmıştır. Mescid kapısı üzerindeki kitabede M. 956 tarihi belirtilmiştir. Mescid ve türbeden ibarettir. Son cemaat kısmının sağ tarafında türbe, sol tarafında kemer içinde mescidin giriş kapısı bulunmaktadır. Elbistan Ulu Camii: Porteli üzerinde yer alan kitabesine göre, Selçuklu hükümdarlarından Alaaddin KeyKubat'in oğlu Giyasettin Keyhüsrev zamanında onun emri ile 1240 tarihinde yapılmıştır. Bu cami yıkıldıktan sonra 1498'de Dulkadirliler tarafından tekrar yapıldığı söylenmektedir. Dört paye üzerine oturan merkezi kubbeli ve dört yarim kubbe ile kapatılmış bir plana sahiptir. Ayrıca üç bölümlü son cemaat yeri bulunmaktadır. Elbistan Himmet Baba Camii ve Türbesi: Tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Türbeye bir mescid ilave edilerek tekke yapısı ortaya çıkmıştır. Eshab-ül Kehf Külliyesi Camii: Afşin ilçe merkezine 7 km uzaklıkta cami, ribat ve kervansaraydan oluşan bir külliyedir. Tüm semavi dinlerde yer alan yedi uyurlar menkıbesinin burada yaşandığı tahmin edilmektedir. İtibar edilen ve güvenilebilen tüm kaynaklarla halen ayakta duran belgeler Ashab-ül Kehfin Afsin civarındaki mağara olduğunu kesin olarak ortaya koymaktadır. Külliyede yer alan cami, eski bir Bizans kilisesinin onarılması ve üzerine bir kubbe ilavesiyle meydana gelmiştir. Külliyede ki Ribat da plan ve çevre duvarları ile tipik bir Bizans kışlasıdır. Kervansaraya gelince, onun bir Selçuklu yapısı olduğu kesin olarak bilinmektedir. Taş Medrese: K.Maras Ulu Cami yanında bulunan Tas Medrese, Dulkadirli Alaüddevle Bey'in kızı adına usta bir mimarlık örneği ile yapılmıştır. Yapılış tarihi 16. yy olarak tahmin edilmektedir. Sağ tarafında yan yana sıralanmış odaları, giriş kapısının karsısında kıble yönünde dikdörtgen planlı mescit ve sol tarafta da piramit çatı yapılı bir türbeden ibaret küçük çapta başlı başına bir külliyedir. Sol tarafında piramit seklinde ve oldukça sağlam kesme taslardan yapılan türbesi yer alır. Malik Ejder Türbesi: Şehrin Adana yolu girişinde yüksekçe bir tepenin üzerinde bulunmaktadır. Sahabeden olduğu, Halit bir Velit komutasındaki İslam ordusu ile geldiği ve burada vefat ettiği söylenmektedir. Yakın zamana kadar bakımsız ve normal bir mezar olarak duran türbe son yıllarda basit bir bina içerisine alınmıştır. Taş Han: Kapalı çarsıya bitişiktir. Dulkadiroğluları Döneminde yapıldığı öne sürülen moloz taştan kare avlu çevresinde iki katlı bir yapıdır. Girişin karsısındaki çapraz tonozlu mekan, sivri kemerlerle avluya açılır. Kuzeydoğuda hanın ambarı olduğu düşünülen tonozlu uzun bölüm vardır. Tas Han'da halen küçük imalathaneler ve depolar vardır. Bakımsız olup restorasyonu gereklidir. Katip Han: Ulu caminin güneyindedir. 18 yy.da yapıldığı sanılmaktadır. Belediye, Bakırcılar ve Demirciler Çarsısının yer aldığı çarşı başı kesimindedir. Hışır Han: Yıkılan eski bedestenin 100 m. batısındadır. 19 yy.da yapıldığı sanılan hanın yalnızca kuzeyi sağlamdır. Çukur Hamamı: İl merkezindeki kalenin eteğinde toprak seviyesinin altındadır. Kitabesi yoktur. Kale ile arasında bir geçit olduğu söylentileri olmasına karsın bugüne kadar söz konusu geçitten hiçbir iz bulunamamıştır. Çeşitli devirlerde onarım görmüştür. Tüfekçi Hamamı: Sarayaltı mahallesinde Demirciler çarsısındadır. Kitabesi yoktur. Soyunma yeri ve iki soğukluk ile sıcaklıktan oluşmaktadır. Acar Hamamı: Kale yolu üzerindedir. Kitabesi yoktur. Soyunma yeri ve soğuklukla sıcaklıktan oluşmakta olup üzeri kubbelerle kapatılmıştır. Paşa Hamamı: Kurtuluş mahallesindedir. Uzun süredir terkedilmiş olduğundan ve korumaya alınmadığından tahrip olmuş vaziyettedir. Diğer Hamamlar: Kuyucak Hamamı, Marmara Hamamı, Çiçek Hamamı. Ceyhan Köprüsü: Kahramanmaraş-Göksun eski yolunda, Ceyhan Irmağı üstündeki köprü, yeni yolun dışında kalmıştır. XVI. yy. yapısı olduğu konusunda değişik görüşler vardır. 156.60 m uzunluğunda 6 gözlü bir köprüdür. Döngel Mağaraları: Kahramanmaraş-Kayseri yolu üzerindedir. Şehir merkezine uzak ligi 45 km.dir. Mağaralar prehistorik devirde iskan edilmiştir. 1956-1960 yıllarında prehistorik araştırmalara sahne olmuştur. İçerisinde Döngel Çayı denen sular çıkmaktadır. Büyük bir çağlayan yaparak dereye akmaktadır. Yanında ayrıca Gençlik Spor İl Müdürlüğünün İzcilik Kampı bulunmak- tadır. Önemli turistik bir yerdir. Şeyh Adil Çeşmesi: Kahramanmaraş Mutasarrıfların dan İsmail Kemal Bey tarafından 1913-1915 tarihleri arasında, 3x6 m. ebadında kesme taştan yaptırılmıştır. Güney cephesinde ikiz kemerli iki diş açılmış bu kemerlerin ayaklarından çıkan ikiz sütunlarla cephe teşkilatlandırılmıştır. Doğu ve batı cephelerinde birer kemerle açılmış nişlerle de çeşme mimarisi tamamlanmıştır. Kahramanmaraş Kalesi: Kahramanmaraş kalesi şehrin tam ortasında yığma bir tepenin üzerinde bulunmaktadır. Tepe, Kuzeyde şehrin kurulduğu arazinin meyline uygun olarak alçak, güneyde yüksektir. Kalenin üzerinde bulunduğu yığma tepenin Geç Hititler (M.Ö. 9. 8. yy.) zamanından kalma bir şehir (höyük) olduğunu gösteren deliller vardır. Bugün kaleye çıkan yol açılırken toprağın kesitinde bazı toz duvar kalıntıları görülmesi ve ayrıca burada bulunan ve halen müzede sergilenen Geç Hititlere ait küçük kabartmalar da bu ihtimali artırmaktadır. Bugünkü kalenin Romalılar devrinde (M.Ö. 1. M.S. 2. yy) inşa edildiğini büyük bloke kesme tas örgü sisteminden anlamak mümkün. Günümüze kadar bir hayli onarım geçirdiği ise bariz bir şekilde belli olmaktadır. Kale 150x75 m. ebadında dikdörtgen bir plana sahiptir. Son yapılan onarımlarla A,B,C burçları kurtarılabilmiştir. Yaylaüstü Kalesi: Merkez Yaylaüstü köyündedir. Çukurhisar Kalesi: Merkez Çukurhisar köyündedir. Orçan Kalesi: Türkoğlu ilçesi Doluca köyündedir. Köroğlu Kalesi: Pazarcık ilçesi Salliusagi köyü yakınındadır. Değirmendere Kalesi: Göksun ilçesi Değirmendere köyü yakınındadır. Hurman Kalesi: Afşin ilçesine bağlı Marabiz köyündedir. Kızlar Kalesi: Elbistan ilçesi Kale köyündedir. Hastinn Kalesi: Andırın ilçesindedir. Ağıt Kalesi: Andırın ilçesi Altınboğa köyü yakınlarındadır. Meryemgil Kalesi: Andırın ilçesi Geben köyü yakınlarındadır. Ak Kale: Andırın ilçesindedir. Torun Kalesi: Andırın ilçesi Torun köyü yakınlarındadır. Anacık Kalesi: Andırın ilçesi Anacık köyündedir. Kum Kalesi: Andırın ilçesi Kıyıkçı köyündedir. Copyright © Ali